Ankebut Operasyonu ve Şeytan’ın Konseyi (30)

Medipol hastahaneleri, uluslar arası organ mafyası, Tayyip Erdoğan

Mehmet Fahri Sertkaya

Artık hepimiz, uluslar arası organ mafyası denilen sistemin, nasıl bir sistem olduğunu anladık. Aralarında David Bickham’ın da olduğu en üst yedi kişilik idare heyetininin varlığını da öğrendik. Lakin “Henüz bu sarsıcı gerçeklere dair hiçbir şey öğrenmedik denilebilir” desek, yalan söylemiş olmayız. Çünkü uğraştığımız insanlık dışı sistem, dünyanın onlarca ülkesinde faal olan komplike bir sistem. Türkiye ayağında en etkin şekilde kullandıkları kişilerden biri de Büyük İsrail Projesi eşbaşkanı da yaptıkları vatan haini Tayyip Erdoğan…

Medipol Hastahanelerini hepimiz biliyoruz. Bu hastahanelerin sahibi olarak resmiyette Fahrettin Koca gösteriliyor ama gerçek sahibi Erdoğan… Ondan daha gerçek sahip ise uluslar arası Masonik organ mafyası, Siyonizm… Fahrettin, resmiyette Konyalı görünüyor ama o da gerçek değil. Gizli Ermeni… Ayrıca Mason. Tayyip bunu Sağlık Bakanı yapınca, organ işleri öyle çok fazla artmadı, hafif bir artış söz konusu. Zira, bakan olmadan önce de organ işleri pürüzsüz şekilde devam ediyordu, bu insanlık dışı vahşet sistemini kemale erdirmişlerdi. Zaten her kemalin bir zavali var, şimdi de oraya ermek üzereler.

Tayyip gibi sahte diplomalı biri değil Fahrettin, gerçek bir doktor. Medipol organize organ kaçakçılığı, cinayet ve dolandırıcılık sisteminin emanetçi sahibi falan da değil. Hisse ortaklığı var. Tayyip’ten sonra en yüksek hisseye sahip olan kişi. 
 
 Medipol, Memorial gibi çalışmıyor. Medipol’de çok mecbur kalmadıkça insan öldürmüyorlar ama hile ile ya da kandırarak organ almak mümkünse hiç acımıyorlar. Öldürmeye de öldürecekler ama çok fazla göze alamıyorlar, cesaret edemiyorlar. Medipol işinde, Tayyip’in, Yahudi kökenli olduğu ciddiyetle iddia edilen karısı Emine de var. 
 
 Tayyip, Medipol’ün hisselerini sonradan ele geçirdi. Bu sistemden bekledikleri, öncelikli olarak, Memorial gibi vahşet sistemleri üzerinden elde ettikleri organları, yasa dışı organ nakil ameliyatları yaparak müşteriler ile buluşturmak. Çoğunlukla bu oluyor. Memorial’dan Medipol’e, sürekli aktif bir yol var. Memorial sayesinde Türkiye sınırları içindeki cinayetlerle elde edilen on binlerce organın hepsi hemen İsrail’e gönderilmiyor. Bu organların bir kısmı Türkiye içinde kalıp Medipol ve Medical Park hastahaneleri sayesinde müşteri ile buluşuyor.

Bu organlar Türkiye içinde kalmış olsa da ve Türklere ait görünen hastahanelerde müşterilere nakil edilse de, müteşeriler en çok yurt dışından geliyor. O kısmı da vakti gelince anlatırım, kaç tane ülkede nasıl Ali Cengiz oyunları ile müşteriler bulunuyor, bunlar tıbbi sebepleri hiç dillendirmeden, normal bir yurt dışı ziyareti gibi göstererek Türkiye’ye nasıl getiriliyor ve burada sistemin o kısmı nasıl işliyor, anlatırım. Avrupa ve Amerika’dan, nakil için getirilen müşterileri bile Masonlar ayarlayıp getiriyor. Bu sistemin beyninde hep Masonluk, Yahudilik, Tapınakçılık, Şeytan’a tapınma var. 
 
 Bunlar, batılı müşterilere organları daha iyi para ile satabiliyorlar. Onlardan, daha rahat ve çok para kazanıyorlar. Her şey tamamen gayr-i resmi, Medipol’e ya da Medical Park’a hiç gelmemiş gibiler. Neler nakil etmiyorlar ki kalp, böbrek, damar, karaciğer, akciğer, pankreas, bağırsak, kornea, her şey var. Demiştim ya ilk paylaşımlarda, damarlara ve tırnaklara kadar her şeyi değerlendiriyorlar.
 
 Türk kahvesi için, yanına çikolata da ekleyin, sakinleştirir. Sinir sistemini rahatlatır, zihni açar, sağlıklı düşünmeye vesile olur. Çok acınası düşünceler ve planlar içindesiniz.

Bu arada, az önce emir tekrarı yapıldı üstlerimden, herhangi bir aksaklık istenilmediğinin üzerinde duruldu. “Daha da sertleş. Mümkün olabilen en sert şekilde oyna. Hemen birkaç saat sonra iç harp çıkartacaklarını bilsen bile gevşeme” denildi ve “Hiçbir şey yapmaya güçleri yok, bittiler, kurslarımıza sıkıntı çıkartarak bize zarar veremezler, sistemimizi dinginleştirirler, bize hizmet etmiş olurlar. Çürükleri hala temizleyememiş olmanın sıkıntısı var bizde, yardımcı olmuş olurlar” diye de eklediler.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

(İlk yayın tarihi 11.10.2018)
 
 BU YAYINIMIZI SOSYAL AĞLARDA PAYLAŞMAYIN, çünkü CIA SANSÜRLEYECEK ve kimse görmeyecek.

Bizi, gerçek sahibi CIA olan Facebook başta olmak üzere, Amerikan sosyal ağlarının ve video kanallarının hiçbirinde sağlıklı/sansürsüz/özgür bir şekilde takip edemezsiniz. Senelerdir sansürleniyoruz ve bunu yüzlerce somut teknik delil ile, ayrıca binlerce kişinin şahitliği ile ispat edebiliyoruz. Buradaki yayınlarımızı/videolarımızı da Amerikan sosyal ağları üzerinden yaymayı başaramazsınız.

BİZİ TELEGRAM GRUBUMUZDAN TAKİP ETMELİSİNİZ

Paylaşımlarımızı anında görüp takip etmenin tek sağlıklı yolu Telegram grubumuza üye olmanızdır. WhatsApp’ın da gerçek sahibi CIA’dır ve Telegram, WhatsApp’ın alternatifi olan bir yazılımdır, bize has ve tarafımızdan üretilen bir yazılım değildir. Dünyada, onlarca devlette yüz milyonlarca kişi tarafından güvenle kullanılır. Güncel paylaşımlarımızdan anında haberdar olmak için www.telegram.org adresinden, kullandığınız cihaza uygun olan bir uygulamasını kurup, şuradaki Telegram kanalımıza takipçi olabilirsiniz: http://www.t.me/AkademiDergisi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s