Ankebut Operasyonu ve Şeytan’ın Konseyi (53)

Sen kimden, kimlerden yanasın Binali?

Mehmet Fahri Sertkaya

Tayyip’e “Kayseri meselesinden bizi vuramazlar, o meselede her şeyi zaten ayarladık, Sıkıntı yok” mu diyorsun Numan? Yanılıyorsun, çok yanılıyorsun. 
 
 Görüşme kayıtlarınızın kayıt altına alınmadığını, bir mahkeme talebi olsa kayıtlarda “görüşmemişler” ayarında görüneceğinizi mi zan ediyorsun Numan? Yanılıyorsun, yine çok büyük yanılıyorsun.
 
 Sen kriptosun, Tayyip kripto, sözde danışmanlar kripto ama telefonlarınız ve sisteminiz kriptolu değil.

Söylesene BinAli, Bakanlar Kurulu toplantısını Tel Aviv’de mi yapıyorsunuz, Washington’da mı? Yoksa daha da fena mı manzara? Sanhedrin hahamları falan mı veriyor emirleri, İsrail’i yöneten siyasi kadroya verdikleri gibi? Biz gerçekten, ciddiyetle soruyoruz bunları, şu yaşadıklarımıza bakıp da…
 
 ➥ 09.07.2017 tarihinde paylaştığımız şu aşağıdaki yazıyı şimdi bir daha, baştan sona kadar dikkatle okuma vaktidir:

‘’SEN KİMDEN, KİMLERDEN YANASIN BİNALİ?’’

BinAli, önce sen gir ceza evine, çek cezanı…

Ne oldu hızlandırılmış tren kazaları? Onlarca kişinin feci şekilde ölmesinden, onlarcasının feci şekilde yaralanmasından ve çok sayıda kişinin sakatlanmasından sen sorumlu değil misin?

Suriyeliler suç işleyince neden suça ceza yok da sınır dışı var? Sizin şımarttığınız Suriyelilere karşı dik duran Türkiyelilere anında ceza ve ceza evi var? Var mı böyle bir hukuk, böyle bir devlet yönetimi? Ta ne zaman PKK’li on küsur bin öğretmeni de cezalandırmak yerine, yerlerini değiştireceğini açıkladın? Etrafındaki danışmanlarının hepsi mi Mason ve Sabetaycı? Bir tane vatansever ve gerçek hukukçu mu yok? Nedir bu tavrın? Millet tepki gösterdi, görevden uzaklaştırdın bu teröristleri, sonra neden görevlerine iade edildiler? Boşbakanlığın görevi, terörizme hizmet mi? Onları cezalandırmak dursun, göreve bile iade ettiniz, hakkında iddianame bile yazılamayan, suçlama bile bulunamayan müslüman hanımları, hamile olanlarına kadar, loğusa olanlarına kadar ne diye ceza evlerine dolduruyorsunuz?

İçişleri bakanlığının Suriyeliler hakkındaki açıklaması vatana ihanet kapsamında yargılama gerektirmiyor mu? Sehven mi yazılmış o, milleti tehdit eden, en temel hak ve hürriyetlerini “hapis” tehdidi ile sınırlamaya kalkan kanunsuz/hukuksuz cümleler? Nedir sizin bu Suriyeli aşkınız? 15 milyon Suriyeli orada yaşayabildi, yaşayabiliyor da bizdeki sözde mülteciler giderse ölecekler mi? İşte bayramlara gidip gidip geliyorlar? Ezici çoğunluğu genç, erkek, sağlıklı… Ne işleri var burada, neden vatan savunmuyorlar?

Düne kadar AKPKK’ye ve Reis’ine dümdüz söven içişleri bakanın Süleyman Soylu, gizli Rum mu, gizli Yahudi mi, Mason mu, nasıl bir konumu var ve kimler istediği için bu şartlarda bile oraya geldi ve ağır ceza mahkemelerinde yargılama gerektiren onlarca eylem ve söylemi olduğu halde neden hala koca ülkenin İçişleri bakanlığında? Niye tutuyorsun/tutuyorsunuz onu orada? Ne oldu Rus elçinin öldürülmesi ve sonra, sağ ele geçirilebileceği halde kasten öldürülen katil polis meselesi? Soylu orada, ilk dakikadan itibaren neler yaptı? Katilin en yakın arkadaşları ile fotoğrafları olduğu meydana çıkmıştı, ne oldu o gelişmeler?

Katilin de mensup olduğu Emniyetteki IŞİD uzantısı Esedullah Tim’i dağıttın mı? Suça bulaşanları yargılattın mı? IŞİD’in ülkemizdeki uzantılarına gerçekten, göstermelik olmayan operasyonlar yaptırdın mı? Niye operasyonlarda toplayıp toplayıp serbest bırakıyorsunuz? İpin ucunu Nurettin Yıldız ve çevresine, oradan Suudi Amerika kralı ve prenslerine kadar, Katar’a kadar uzattın mı? Kayseri saldırı içeriden yapılmıştı, Reina’yı ülkemizdeki istihbaratçılar yaptı, bunları okur yazar bütün Türkiyeliler gördü, anladı. Reina koruma müdürü bile “Bunu devlet yapmış olmalı. Bu şartlarda başka türlüsü mümkün değil” dedi, konumun gereği, gereken hassasiyeti gösterdin mi? Vodafone Stadının yanında katledilen yüzlerce polisimizin, oradan sağ kurtulan arkadaşları “Bizi içeriden birileri bu pusuya çekti. Arabada bomba olduğunu biliyorlardı. Bizi kasten arabanın çevresine topladılar” dedi. Sen başbakan değil misin, bunları anlatan yayınlarımızı erişime engelletmek yerine, gerçekçi soruşturmalar, kovuşturmalarü adil, kamuoyunu ikna eden yargılamalar yapılmasını temin ettin mi?

Ya Diyanetten de sorumlu hükumet sözcüsü Sabetaycı Numan Kurtulmuş’un, en sivri Siyonistlerden daha sivri çıkışları? İkinci İsrail’in Amerika’nın Türkiye’de görevli bakanı gibi davranışları ve çıkışları? Gereğini yaptın mı? O da daha düne kadar AKPKK’ye ve Reis’ine dümdüz sövüyordu, Sabetaycı olduğu için mi buna rağmen o koltuğa geldi ve vatana ihanet kapsamında yargılama gerektiren onlarca eylem ve söylemine rağmen o makamda? Ve Sabetaycı olduğu için mi o orada kalıyor da vatan savunan bizlerin sayfaları, kanalları, blogları kapatılıyor?

Ya Siyonistlerin büyük ve gerçek dostu Mevlüt Çavuşoğlu? O da mı kripto Yahudi olduğu için o makamda? Sordun mu ‘’Yahu Mevlüt, bu Akademi Dergisi senin hakkında neler neler yazmış. Sen kripto Yahudi misin? Hem Siyonist terör devleti İsrail’in menfaatleri için Hamas’ı Türkiye adına, yetkili olarak, resmen tehdit ediyorsun, olmadık şeyler istiyorsun Hamas’tan, hem de bunu tutup bir de basına açıklıyorsun? Ne demeye bunu yapıyorsun? Filistin’in, Müslümanların menfaati için İsrail’i, Türkiye adına bir yetkili olarak tehdit edip bunu açıklasan basına neyse ama sen kimsin, kimlerdensin, ne yapmaya çalışıyorsun?” diye? Soramadığın, ya da aslında neler döndüğünü bilip sormaya gerek bile duymadığın için mi sitelerimizi, kanallarımızı, sayfalarımızı kapattırdın?

Ya senin yolsuzluklarını somut delille ispat eden ve bütün dünyanın görüp okuduğu Malta dosyaları?

Arkadaş söylesene bana, sen kimsin, siz kimsiniz, neden vatan evlatlarının karşısına Başbakanlık makamını, devletimizin gücünü çıkıyorsunuz? Neden milletin nerede ise yüzde 95’i Suriyelileri istemediği halde burada tutarsınız? Neden bir de inadına vatandaş yapmaya çabalayıp durursunuz? Bakanlar kurulu toplantısını Tel Aviv’de mi yapıyorsunuz, Washington’da mı? Yoksa daha da fena mı manzara? Sanhedrin hahamları falan mı veriyor emirleri, İsrail’i yöneten siyasi kadroya verdikleri gibi? Biz gerçekten, ciddiyetle soruyoruz bunları, şu yaşadıklarımıza bakıp da…

Neden vatana, devlete, millete, insanlığa bu kadar büyük hizmetler yapan Akademi dergisinin sosyal medya hesaplarının, video kanallarının, sitelerinin, bloglarının kapanması için başında bulunduğun yüce makamı da üst üste suçlara bulaştırırsın?

Yahu, AKPKK Süleymanlılar cemaatini CIA adına ele geçirmeye teşebbüs ediyorsa, bu uğurda karanlık çete denilecek adamlar kullanıyorsa, İslami dernek ve vakıf görünümlü yapılanmalar kullanıyorsa, biz bunları isim vere vere ispat ediyorsak, ismini verdiğimiz şahıslar, dernekler, vakıflar, bu projede bunlara patronluk eden kripto Yahudi iş adamları, Masonlar, hainler, pislikler, kendi adlarına bizden davacı bile olamıyorlarsa, bu derece suç üstü oldularsa, sen başında bulunduğun makamı neden onların yargılanması için değil de, bizim yayınlarımıza mani olunması için kullanıyorsun? Neden Başbakanlık tarafından yazılmış ve bu durumda suç sayılıp yargılama gerektiren, vatan müdafasında devleşen bizlere terörist iftirası atan, kanallarımızın, sayfalarımızın kapatılmasını isteyen resmi yazıları, sosyal ağlara, video platformlarına gönderiyorsun?

Çık haydi, bizden biri ile bir canlı yayına çık, 10 dakikada görelim şeklini… Bakalım geçmişini mi savunabileceksin, bu gününü mü, etrafındaki kişileri mi, Malta dosyalarında ispat edilenleri mi, uyguladığın politikaları mı, o makamı alet ettiğin suçları mı… Devletimizin gücünü milletimizin aleyhine bilinçli olarak ve mükerrer şekilde kullanıp durmanı mı…

Bizim devletimizin gücünü su-i istimal edip bize bu haksızlıkları yapmak için size kim yetki veriyor? Haydi, istediğin herkesi yanına al, istediğin kanala çıkalım. Hiç fark etmez. Sizi ölümüne destekleyen Sabetaycı Turgay Ciner’in Haber Türk’üne, Sabetaycı Şahenklerin NTV’sine, diğerlerine… Canlı yayın olduktan sonra hepsi uyar bize ama bu acayip ve rahatsız edici tavırlarınız, konuşmalarınız, kararlarınız, çıkışlarınız, son derece bozar bizi…

Sıkıldık artık, haddinizi bilin artık… Kanun tanıyın. Hukuk tanıyın. Bu millete inat BOP’çuluk yapmayın. İki de bir kendinizi ve birbirinizi yalanlamayın. Önce gidip kendiniz yargılanın. Devletimizi suçlarınıza alet etmeyin. Bu milleti tehdit etmeyin. Askerimizi BOP kapsamında olmadık tehlikelere atmayın. HAYIR çıktığı somut delillerle ispat edilen referanduma rağmen EVET çıkmış rolü oynamayın. Gölge CIA denilen danışmanlarla devlet erkini Siyonizme hizmete, BOP’a yani Büyük İsrail’e hizmete kullanmayın. Suriyelileri bu maksatla, vatandaşa inat ülkemizde tutmayın, vatandaş yapmayın.

Sen git önce çapını büyüt, hangi harfin üzerine şapka konacağını öğren, Reis’in önce düz lise ve üniversite diplomasının gerçek olduğunu ispat etsin, Sabetaycı bakanların, şayet yapabiliyorlarsa “Biz sabetaycı değiliz. İşte soyumuz ve çevremiz” desin. Biz de delilleri ile verelim karşılığını…

Gidin PKKlilerin, Vehhabilerin, IŞİD’çilerin, türlü türlü teröristlerin, Sabetaycıların, gizli Ermenilerin, gizli Yahudilerin, gerçek paralel devletin peşine düşün, deşifre ettiğimiz bunca hainin, bunca vatan ve millet düşmanının, bunca gizli örgütlenmenin, bunca teröristin peşine düşün, bizim niye ensemizdesiniz? Biz ödüller verilecek bir hizmet yapıyoruz? Varsa rahatsızlığınız, hukukun dışına çıktığımızı düşünüyorsanız, açın davaları, yığalım kamyon yükü ile kanıtları, nedir sizin bu yaptığınız? Adını koyun şunun artık, neye, kime hizmet ediyorsunuz?

Biz Akademi Dergisi olarak bu milletin, bu devletin ve hatta insanlığın hizmetindeyiz. Siz bu tavırları sergiledikçe, biz sizi daha da deşifre edip dibinizi oyacağız. Daha da sert oynayacağız. Evet çok daha sert oynayacağız. Daha da ileri götüreceğiz. Çünkü söz konusu olan vatanımız, devletimiz, namusumuz, dinimiz, sonsuz saadetimiz…

Geçen sefer bunları söyledik, sakin olun dedik, üstüne dikleştiniz, işte onun üzerine geçen kısa sürede aldığınız darbe meydanda…

Haydi şimdi kararınızı tavrınızı, duruşunuzu görelim…

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi 
 
BU YAYINIMIZI SOSYAL AĞLARDA PAYLAŞMAYIN, çünkü CIA SANSÜRLEYECEK ve kimse görmeyecek.
 
 Bizi, gerçek sahibi CIA olan Facebook başta olmak üzere, Amerikan sosyal ağlarının ve video kanallarının hiçbirinde sağlıklı/sansürsüz/özgür bir şekilde takip edemezsiniz. Senelerdir sansürleniyoruz ve bunu yüzlerce somut teknik delil ile, ayrıca binlerce kişinin şahitliği ile ispat edebiliyoruz. Buradaki yayınlarımızı/videolarımızı da Amerikan sosyal ağları üzerinden yaymayı başaramazsınız. 
 
BİZİ TELEGRAM GRUBUMUZDAN TAKİP ETMELİSİNİZ

Paylaşımlarımızı anında görüp takip etmenin tek sağlıklı yolu Telegram grubumuza üye olmanızdır. WhatsApp’ın da gerçek sahibi CIA’dır ve Telegram, WhatsApp’ın alternatifi olan bir yazılımdır, bize has ve tarafımızdan üretilen bir yazılım değildir. Dünyada, onlarca devlette yüz milyonlarca kişi tarafından güvenle kullanılır. Güncel paylaşımlarımızdan anında haberdar olmak için www.telegram.org adresinden, kullandığınız cihaza uygun olan bir uygulamasını kurup, şuradaki Telegram kanalımıza takipçi olabilirsiniz: http://www.t.me/AkademiDergisi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s