Ankebut Operasyonu ve Şeytan’ın Konseyi (371)

357. yayının devamından…

Mehmet Fahri Sertkaya

Sabah 10:00 olacak, Harun Çoban tahliye edilmeyecek, biz sözümüzü tutacağız, Ankara’ya milyonlar dolacak, Kaçak Saray’ı ve bakanlıkları basacağız, bir millet darbesi olacak diyerek…

Rusya’nın, İran’ın, Amerika’nın, İsrail’in, İngiltere’nin, Fransa’nın Ankara’daki büyük elçilikleri başta olmak üzere, onlarca devletin büyük elçilikleri ve arazideki istihbarat personeli daha geceden alarm haline geçtiler. Sabah bu gerilim daha da arttı ve saatler ilerledikçe herkes iyice gerildi.

Her şeyi kontrolümüzde ve takibimizde tutuyorduk, cemaatimizin mensubu olan on binlerce devlet görevlisi, polis, asker, subay kardeşimiz ve milyonlarca cemaatimizin mensubu diğer kardeşleriimiz tek bir talimatın daha gelmesini bekliyordu.

Saat 10:00 oldu da tansiyon çok yüksekti ve sakin kalacağımızı ilan ettiğimizde, iki taraf da ancak rahatlayabildi.

Lakin gerilim bitmiş değil. Uzlaşmacı bir tavırla, kimsenin nefsine vurmadan, bu çok büyük hatalı tavırlarından dönmelerini bekliyoruz. Pazartesi öğle vakti olduğunda Harun Çoban tahliye olmamışsa, bu sakin ve uzlaşmacı tavrımız da heba edilmişse, bütün devletler alarmda olsun, Türkiye başka Türkiye olacak.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

(İlk yayın tarihi 02.12.2018 02:47)

Ali Türkşen akıllı davranmış

Sabetaycı gizli Yahudi Meral Akşener, Sabetaycı gizli Yahudi Numan Kurtulmuş ile paslaşarak Harun Çoban’ı ceza evine aldırtmadan bir gün önce, İYİ Parti denilen organize suç, terör ve ihanet örgütünden istifa etmiş bu Ali Türkşen… Bunu da gördüğünüz gibi, Twitter hesabından ilan etmiş. Mesajları gayet net, Meral’i silmiş, yolunu ayırken bile, nezaketen olsa bile onunla görüşmemiş ve hiç kıymet vermeyip nefret derecesinde bir tepki ile yolunu ayırmış.

Meral’in çılgın kadın psikolojisi ile böyle çılgın işlere kalkacağını haber almış. Böyle çılgınca manevralar yapınca, bize vurunca ve Harun Çoban’ı aldırınca, alemin ayarının kaçacağını anlamış. Zaten son aylarda ve hususi ile son haftlarda İYİ Parti denilen ihanet teşkilatını iyice köşeye sıkıştırdığımızı da hep takip etmiş, anlamış. Kötü bir gidişle gittiklerini iyice anlamış.

Meral’le görüşmüş ve “Öyle yapma. Mfs’ye ve çevresine vurma. Öyle yaparsan ben dahil bütün arkadaşlar, bütün ekip büyük sıkıntı çekeriz” demiş. Meral de “Kafama koydum mu kimseden talimat almam, yaparım” tarzı çılgın kadın ayarı ile karşılıklar vermiş.

Sonra Ali Türkşen, resmiyette Meral’in kocası görünen Tuncer Akşener ile görüşmüş. Tuncer Ali’ye “Bırak ne yaparsa yapsın. Bu Meral’in de sonu gelecek artık. Çok kendi başına buyruk davranıyor. Yıkılırsa yıkılsın, sen istifanı ver, aradan sıyrıl” mealinde akıl vermiş.

Ha bu arada, takipçimizin gizli Yahudileri ve gizli Ermenileri konu ettiği ve Akademi Dergisi’ni takdir ettiği mesajına beğeni atan Ali Türkşen de o mesajda hedef alınan kişilerden biri… Sabetaycı bir gizli Yahudi… Ama Meral ve Numan kadar ahmak değilmiş. Hususiyle askerlerimizin yüzlercesinin mühimmat taşıtılırken şehit edilmesi, Afrin ve İdlib tiyatrolarının çökeceğini görmesi, oralarda binlerce şehit verilip gizlendiğini ama her an meydana çıkabileceğini bilmesi ve en son da Sancaktepe’de helikopterleri düşürülerek şehit edilen askerlerimize dair yaptığımız yayınlar ve onların elinde somut güvenlik kamerası görüntülerinden oluşan delillerin bile bulunduğunu duyurmamız, Ali Türkşen’in çok endişelendirmiş ve bu kararı vermesine sebep olmuş.

(İlk yayın tarihi 02.12.2018 20:06)

Bir kez daha en sakin surette, kimsenin nefsine vurmadan yazıyorum:

Harun Çoban’ı yarın öğlen olmadan sakince bırakın, sonrasında da kimsenin nefsine vurmayacağız. Bize bu tarz atarlı karşılıklar verilmedikçe üstüne atar yapmayacağız. Biz de sakin kalacağız.Sabetaycı gizli Yahudi ve onlarca yıldır pisliğe batmış kuralsız bir fahişenin sebep olduğu bu gerilimin düşmesine zemin hazırlayacağız.

Yoksa son derece kararlıyız, çok şehitler vereceğiz, çok kayıplar da verdireceğiz ama geri adım atmayacağız ve millet devrimi yapacağız, kendi devlet gücümüzün bu derece aleyhimize çevrilmesine asla izin vermeyeceğiz.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

(İlk yayın tarihi 02.12.2018 20:33)

Cübbeli birazcık toparlanmış ama hala sesi, duruşu, tavırları çok çökük.

Sanhedrin Hahamları ve Tayyip ile bir araya gelip sağ gösterirken sol vurma planları üzerinde anlaştıklarını, Akademi Dergisi’nin milletimiz üzerindeki tesirini kırma ve kalabalıkları Cübbeli tarafında toplama planlarını duyurduğumuzdan hemen sonra çöküp fenalaşmış ve hatta yoğun bakımlık olmuştu. Buna toparlanma denecekse, eh işte nispeten toparlanmış ama boşa toparlanmış… Yine olacağı aynıdır.

Sürekli takipçilerimiz hatırlayacaklar. 2016’da Akademi Dergisi aleyhinde sahte mail dolaştırıldığından ve bunun eline bir aleyhimde hazırlanmış ve “İşte cemaati de bu mfs’yi dava etmiş” denilen bir sahte/aldatıcı dilekçe verilip aleme gösterildikten sonra da buna sağlam darbeler vurmuştuk ve bir iki gün içinde hali atmıştı, çökmüştü, acil olarak hastahanelik olmuştu. “Sakın hemen ölme. Seninle daha çok işimiz var ey münafık fitneci, yalancı, müfteri…” mealinde paylaşımlar yapmıştık. O zaman hastahanede çekilen fotoları yayılmıştı ve ayakları falan şişmiş, şekerden krize kirmiş patlıyordu. Fena haldeydi. Kim bilir çok korkak ama çok münafık, çok yalancı, çok fitneci ve hain herif, bu defa nasıl şekilde şekile girmişti. Ve kim bilir eceli gelince nasıl şekillere girecek ve öte tarafa geçince hale çevrilecek.

Şimdi, bu Cübbeli Ahmet Hoca denilen herif kadar alçak, yalancı, müfteri, münafık olan gizli Yahudi Meral Akşener de aynı hale düştü. Sahadan aldığım istihbarata göre nerede ise Meral de hastanelik/acillik olacak.

İlaç desteği ile hatta bol bol sakinleştirici ilaç ile biraz ayakta durabiliyor, iyice sinir krizlerine ve bedene vuran krizlere girmekten geri durabiliyor. Zaten “Artık ne oluyorsa olsun deyip” çoktan Harun Çoban meselesini de bıraktı ve ilgilenecek halde değil.

(İlk yayın tarihi 02.12.2018 21:49)

Lütfü Türkkan

İyi Parti denilen organize suç, terör ve ihanet örgütü üzerinden TBMM’ye sızmış bir gizli Yahudi ve Mason.

Gizli Yahudi ve gizli Ermeni ve Mason hainlerin kontrolünde bir organize suç, terör ve ihanet örgütüne dönüştürülmüş halde bulunan MHPKK’de, parti içi muhaliflerin yanında yer almış, ardından İYİ Parti’nin kurucularından olmuştu. Genel İdare Kurulu’na seçildi. 5 Nisan 2018 tarihinde İYİ Parti Basın Yayın ve Medya’dan sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olarak atandı. 24 Haziran 2018 tarihinde yapılan genel seçimlerde Kocaeli milletvekili seçildi. 27. dönemde Grup Başkanvekilliği’ne seçildi.

İleri derecede dolandırıcılık, sahtekarlık, kalpazanlık ve büyük çaplı tefecilik işleri ile öne çıkıyor.

Dursun Müsavat DERVİŞOĞLU

İyi Parti denilen organize suç, terör ve ihanet örgütü üzerinden TBMM’ye sızmış bir gizli Rum, gizli Hristiyan ve Mason.

Gizli, hileli misyonerlik faaliyetleri içinde aktif olan bir gizli papaz. Rahip Brunson’ın Türkiye’de yönettiği misyonerlik, terör ve ihanet çarkının da içinde olan bir hain… İhanet faaliyetlerini sürdürürken açıklar verdikçe, fark edildikçe, pek çok kişiyi öldürtmüş bir alçak vatan haini. Öldürttüğü kişiler arasında devlet memurlarımız, bürokratlarımız ve polislerimiz var. Bu haine dair YİT’in elinde kabarık bir dosyası var.

Prof. Dr. Ümit ÖZDAĞ

İyi Parti denilen organize suç, terör ve ihanet örgütü üzerinden TBMM’ye sızmış bir gizli Yahudi ve Mason.

Babası, Sabetaycı gizli Yahudi Adnan Menderes’e darbe yapıp indiren askeri komitenin içinde idi. Bu komite daha sonra birbirine düşünce babası Japonya’ya zorunlu sürgüne gitti. Ümit, Japonya’da doğdu. Menderes hükumetinin devrilmesi içimizdeki İsrail’i oluşturan farklı grupların/kliklerin birbirine düşmesi ve konseylerin bir grubu hakim kılıp diğer grubu ezmek istemesi neticesinde oldu. Zaten konseylerin kendi iradeleri ile kurdurduğu Demokrat Parti’ye ve sahnede “kurtarıcı bir Müslüman” gibi oynattıkları gizli Yahudi Menderes’e eskisi kadar ihtiyaçları kalmamıştı. Komünizm tehlikesi çok yaygındı, Komünizm akımına, içimizdeki İsrail’in Türk ve Müslüman kimliğine bürünmüş kadroları ve onlar üzerinden kurulmuş Demokrat Partisi sayesinde karşılık vermişlerdi. Sonra, şartlar/dengeler/planlar değişti ve yeni şartları hazırlamak için gizli Yahudiler olan Ümit’in babası da kullanıldı.

Birkaç sene önce bu bilgileri yaymamızdan sonra, her zaman her kesime karşı çok atarlı bir görüntüde olabilen Ümit, çok panikli, suskun bir hale geçti ve çok geri duran bir modu seçti. Hala aynı modda duruyor. Zaruret olmadıkça basın ve medyada aktif olmuyor ki o yayınlarımızdan sonra basın basın ve medya kuruluşları da “Her seni biz de buralardan vurabiliriz” mesajları vermişlerdi. Zaten böyle neticeler doğuran paylaşımlarımız da Meral’in bizim üstümüze son yıllarda pusu kurmak istemesinin sebepleri arasında…

Ankebut Ağı’nı biliyor ve babası gibi Ümit de bu ağa hizmet ediyor. Ağı yöneten konseyleri de biliyor ama doğrudan irtibatı yok. Alt kademe ile irtibatı, ortak ihanet faaliyetleri çok yoğun olarak oldu, oluyor. Böyle adi, çift kimlikli, omurgasız sürüngen hainlerin nerede ise tamamının yaptığı gibi, o da ihanetlerini ve şeytanlaşmış gerçek yüzünü Atatürkçülük, Kemalizm, Cumhuriyet, Demokrasi, Laiklik gibi uydurma değerlerle gizlemeye, örtmeye çabalıyor. Son birkaç yıldır, Akademi Dergisi’ne bulaşmamak, uzak durmak için çok dikkat ediyor ve büyük çaba harcıyor.

CIA ile de irtibatı var, MİT’in hain kanadı ile de… Süleyman Soysuz ve Tayyip Erdoğan dahil pek çok kripto Yahudi ve Mason vatan haininin içinde faaliyet gösterdiği ve en tepede konseylerin yönettiği uluslar arası uyuşturucu mafyasının çok aktif bir elemanıdır Ümit Özdağ… İsterseniz şimdi, hemen geçmiş yıllardaki videolarını açıp izleyin ve “Vay insan şeytanı vay. Demek ki insan şeytanı denilenler böyle mahluklarmış. Bu mahluk gerçekte ne imiş ama nasıl bir rolü oynuyormuş” deyin.

(İlk yayın tarihi 02.12.2018 22:45)

DİKKAT!

En geç bir saat içinde buradan “Harun Çoban tahliye edilmiştir” duyurusu yaptığımızı görmemişseniz, hiç kimse hiç kimseye ulaşmayı bile beklemeden, Türkiye’nin her yerindeki kardeşlerimiz olarak Ankara’ya hücum ediyoruz

Her birimdeki kardeşlerimiz, etraf birimleri sevk ve idare ederek sistem halka halka ilerleyecek. Tayyip Erdoğan dahi indirilmeden, Hulusi Akar, Numan Kurtulmuş, Süleyman Soysuz, Hakan Fidan dahi teslim alınmadan, binlerce şehit versek bile durmuyoruz.

Gün, devleti hainlerden kurtarma günüdür.

Hiç kimse hiç kimseye ulaşmakla vakit kaybetmeyecek, saat 15:15’te biz “Tamam, durun” dememişsek herkes daha önce planlananlar çevçerevinde hareket edecek. Kimse ardına, sağına, soluna bakmayacak. Hedefimiz belli…

Planların hepsi yine geçerli.

Bütün Mason dernekleri, klüpleri de basılacak, yıkılacak ve listeleri hazır olan o Masonların hepsi toplanacak. İçimizdeki İsrail’in basın ve medyasına Ankara ile eş zamanlı olarak el konulacak.

Zaten konseyler Tayyip’i devirme kararı almış ve kaos planı yapmışlardı ve biz de “Bize uyar, hazırız” demiştik. Şartlar bizden yana, hiçbir kardeşimiz tereddüt etmesin, Tayyip de kuzu kuzu devrilmeyi bekliyor. Kilitlenmiş, ne yapacağını bilmez şaşkın ördek misali bir halde.

Çatışma hazırlıkları için, Tayyip az önce Emniyetteki vatan haini adamlarını aradı. Endişe etmeyin, hepsi isim isim, cisim cisim belli. Bütün planlarını biliyoruz ve şu anda da anlık olarak her kısmı takip edebiliyoruz. Hepsi nokta atışları ile etkisiz hale getirilecek.

Karşımıza asker, polis, kışla, özel harekat v.s. çıkartamadıklarını anladıklarında hayatlarının şokunu yaşayacaklar.

Emniyet ve ordu dahil bütün devlet birimlerinde, on binlerce çok samimi ve kritik noktadan kardeşlerimiz bizimle. Zaten ilk yarım saatin ardından bütün Türk milleti ardımızda olacaktır. Bu pisliklere, bu güne kadar şakşaklayanlar bile lanet ediyorlar.

Saniyeler önce ulaştı, çok kesin bilgi ile yazıyorum. Emniyet içindeki kardeşlerimiz de büyük hazırlıklara giriştiler. Emniyet bizim, kimsenin endişesi olmasın. Onlar şok olacaklar.

Ordumuz içindeki gizli Ermeni, gizli Yahudi ve Mason subayların hepsi isim isim listeli. Bu listelerdekilerin hepsi öncelikli olarak sağ teslim alınacak, direnen anında vurulacak. Kafaya tek kurşun usulü tercih edilecek. Bunların kimlerin vuracağı, başarısız olanın yerine kimin devreye gireceği dahi çok çalışıldı.

Ordu içindeki vatanseverler de büyük hazırlıklar yapıyorlar. Oyun içinde çok oyunlar dönecek. Hiç kimse bu meseleyi sadece “Harun Çoban” meselesi ya da “Akademi Dergisi” meselesi olarak görmüyor. Herkes “Bizim devletimizi ele geçirip bizim devlet gücümüzü bizim aleyhimize böyle pervasızca çevirebileceğini zan edenlere hadlerini bildireceğiz” diyerek gayrete geliyor.

Suikast timlerimiz hazır

Bu kadar ihaneti, yalanı, pisliği, peşkeşi, zulmü, organ mafyacılığı, fuhuş mafyacılığı somut binlerce delil ile meydanda olan bu ihanet kadrosuna itaat edecek bakan, bürokrat, vali, kaymakam, Emniyet müdürü ve subaylar ile jandarma komutanlarını öncelikli hedef yapacaklar.

Böyle bir kadroya her ne sebeple olursa olsun itaat ederek, milletimize ateş ettirecekleri vatan hainleri arasında ve insanlık düşmanları arasında sayacaklar ve önden vuracaklar.

Konseyler rahat…

Fazla umursamıyorlar ve Tayyip devrilsin istiyorlar. Tayyip an itibari ile, kendisini oralara getiren ve oralarda tutan konseylerin desteği olmadan orada durmaya çabalayacak ki bu bir imkansız. Konseyler, Mason teşkilatı, içimizdeki İsrail arkasında duruyor olsa bile bizim karşımızda duramazdı.

Az önce hz. üstazımız “Asla geri durulmayacak” buyurdular.

Hz. Üstazımız bizimle, milyonlarca şehitten oluşan şüheda ordusu bizimle. Melekler bizimle. Hz. Peygamber bizimle. Divan-ı Salihin bizimle. Evliyaullah bizimle. Bütün büyükler bizimle. Allah-ü Teala bizimle.

Gazamız mübarek olsun.

Hulusi Akar çökkün ve çok sıkıntılı görünüyor.

Muhtemelen “Bir kuru inat uğruna, her şeyi ateşe atıyoruz. Millete karşı durulmaz” diye diye dertleniyordur. Lakin Tayyip ondan çok şey bekliyor.

Bu milletin askerine, bu millete ateş etme emri verirse en önden vurulacaklardan biri olacak. Kendisini kimin vurduğunu görünce hayatının şokunu yaşayacak.

ABD Büyük Elçiliği sadece izleme modunda. Şu ana kadar hiç hamle yapmadılar. Karşımıza çıkmak, bizimle restleşmek gibi hayati bir hata yapmalarına ihtimal vermiyoruz.

Rus Büyük Elçiliği kendilerini korumaya yönelik tedbirleri artırdı ve sadece izleme modunda.

Şu şartlarda hiç kimsenin karşımıza çıkmasını tavsiye etmeyiz. Birazdan, dünya tarihine geçen hadiseler başlayacak. Bu, gerçek bir millet devrimi olacak.

Emirdir. Operasyon başlasın.
Herkes yanına, hanımlar ve genç kızlar hariç, erkeklerden her yaştan alabildiği kadar herkesi de alsın.

Geri duran, bu vatanın, bu milletin evladı değildir. Etek giysin dolansın meydanda…

Vebali yok, sevabı çok

Şu andan itibaren devlet, ordu, Emniyet birimleri içinde yer alıp bunlara itaat eden ve halka kurşun sıktıran ya da o aşamaya gelmese bile bunlara itaat edip halk yığınlarına müdahale ettiren her ama herkes bir defa uyarılacak. “Telim ol, makamını/yetkini bırak” denilecek.

Bir ikazdan sonra teslim olmayan, bunlara itaate devam eden oracıkta ibret-i alem edilecek. Vebal varsa bizimdir, hz. üstazımızındır.

Konseyler kayıtsız, önemli ülkelerin büyük elçileri kayıtsız, Mason teşkilatı kayıtsız, herkes ama herkes kayıtsız kalmış halde.

Hiçbiri, şu şartlarda karşımıza çıkmayı mantıklı bulmuyor.

Numan Kurtulmuş ve Abdülhamit Gül bile “bırakmalıyız Harun Çoban’ı” diyor. Sadece bir kuru Tayyip kaldı karşımızda…

Gazamız mübarek olsun

Türkiye’nin her yerinden yüz binlerce kişi Ankara’ya doğru yola çıktı, çıkıyor.

Birkaç saate milyonlar Ankara’da tek yürek olacak.

Devlet, ordu, Emniyet, istihbarat içindeki kardeşlerimiz kritik rol oynayacak ve evet şehitler vereceğiz ama çok yüksek sayıda olmayacak.

Hulusi!

Boşuna hazırlık yaptırıyorsun. Biraz daha ileri gidersen sana ve yanında olup paslaştığın diğer hainlere en önden operasyon yapılacak.

Biz bu operasyonu yüzlerce kere çalıştık.

Şu pisliğe bağlamış hainin emirlerine itaat etmekten çık, pişman ol, teslim ol, canını kurtarırsın.

Basın ve medya personeli olup bu millet darbesi sırasında bu ihanet güruhunu savunur tarzda, devletin başında durmasını ister tarzda metin ve görüntülü haber yapmaya cesaret edecekler, çok ciddi yazıyorum, önden yanında kefenini hazır tutsun ve yazacaksa vasiyetini de yazsın.

Bu operasyonun her bir ayağı, yıllardır büyük bir titizlikle ve devleti en iyi bilen kardeşlerimizin ortak çalışması ile planlandı.

Vallahü gâlibün ala emrihi

Dua orduları da bizimle…

Öyle olunca gaza orduları kesinlikle muzaffer olur.

Gazamız mübarek olsun, herkes önceden belirlenmiş talimatlara uysun.

Bu devlet Türk’ün devleti ve gizli Yahudilere, gizli Ermenilere, Masonlara değil, Müslüman Türk’e hizmet edecek. Bu devlet sistemi, onlar üzerinden AB ülkelerine, ABD’ye ve İsrail’e değil, Müslüman Türklerin idaresinde İslam alemine ve gelecek nesillere hizmet edecek.

Bizim davamız nam, san, şöhret, para, kadın, mal, mülk kavgası değil. Bizim davamız vatan, millet, ümmet, din, ahlak, namus, ahiret davası… İçimizdeki İsrail’i de, onun çalıştığı çoktan batak ülkeleri de ezer geçer, davamızdan taviz vermeyiz. Herkes haddini bilecek. Bu devlet sistemimizi aleyhimize döndürmeye kalkan herkes cezalandırılmaya başlayacak. Onların devri bitti, gün, bizim günümüzdür.

https://goo.gl/ajnKUh

Hakan Fidan’ın Tayyip’le arası yok. Fidan Tayyip’in adamı değil, konseylerin adamı. NATO’nun, CIA’nın adamı… Bunların hepsi Tayyip’i gözden çıkarttı ve devrilmesine yol verecekler.

Yine de Hakan’ın yeni ihanetler yapma ihtimaline karşı her türlü tedbir alındı.

AKPKK’nin ve Tayyip’in toplum/halk desteği yok. Son seçim ve referandumlar çalındı. Mitinglerinde kimse yoktu. AKPKK için ölecek hiç kimse yok. Geri durmayın, gazamız mübarek olsun.


 

Hz. Üstazımız “İçinde bizim bulunduğumuz işin sonu hiç hayırlı olmaz mı? Hiç kimse geri durmasın” buyurdular.

Bizimle müttefik birkaç büyük devletin Büyük Elçiliklerinde bir hususta gayret var. İlk kıvılcım çakar çakmaz, kalabalıklar toplanmaya başlar başlamaz, ellerindeki basın ve medya gücünü kullanıp en kısa sürede milyonların Ankara’ya dolması için onlar da büyük gayret sarf edecekler. Zaten en fazla bir buçuk saate kadar hızlı bir şekilde artan, çığ misali büyüyen kalabalıklar toplaşacaktır. Bunlar, neler döndüğünü henüz duyamamış olan kişilerin de gözüne batmaya başlayacaktır.

Harun Çoban’a yakınlarını arattırmışlar ve “Beni Mart’ın 28’inde bırakacaklar” dedirtmişler.

Basit basit oyunlar oynuyorlar. Kimse geri durmasın, operasyon her aşamadan devam ediyor, bunları devireceğiz.

Birkaç saattir üye sayımız bir iki kişi artıp eksilse de toplamda uzun süre boyunca 1453 üyede olduk ve an itibari ile de 1453 kişiyiz.

Biz ikinci fethi gerçekleştirecek kadroyuz.

Arkamızda öyle bir ordu, elimizde öyle bir güç var ki, şu maneviyatla dünyanın önde gelen birkaç ordusunu aynı anda karşımıza alıp bozguna uğratabiliriz.

Telegram alt yapısı ile uğraşıyorlar. Elle kaldırıp Telegram.org dan kendi en son sürümünü kurun.

Hz. Üstazımız az önce çevresinde kocamaan bir şüheda ordusunu hazır tutar halde idiler.

“İşte bu koca ordu da sizin yardımınızda olacak. Kaderde ne varsa o olacak. Bu işin başında biz varız” buyurdular.

Bir insanın, o kadar kişiyi sayabilmesi mümkün değil. Belki de milyonlarca kişiydiler.

Seçtikleri, belirledikleri pek çok kişinin internetini kestiler. Komik, sadece komik komik manevralar yapabiliyorlar.

Gün bu gündür, kimse geri durmasın. Bizimle irtibatınız da mühim değil. Sahada çok sayıda yönlendirici olacak ve dimdik duracaklar.

Biz de bu ordunun bir kısmında neferiz. Bu mücadele bizlere ve internet erişimine bağlı değil.

Herkes yolllarda çok kısa süre içinde Ankara’ya ulaşmaya başlayacaklar.
Ayrıca her dakika yüksek sayıda T.C vatandaşı Ankara’ya ulaşmak için yollara dökülüyor.

Aptal Tayyip!

İçimizdeki münafıklar, sana yanlış istihbaratlar verdiler. Oyuna geldin. Hepsini biliyorduk, sana neler dendiğini de…

Onların bile aslında neler planladığımızdan, yaptığımızdan, yapacağımızdan haberleri yoktu. Gör şimdi, biraz fırtına kopacak.

Şu anda öyle bir manzara var ki içimizdeki münafıklar bile “Eyvah, fark edilebiliriz” diyerek yola çıkıyorlar.

Korku nedir bilmeyiz Tayyip! Düşmanı çelik pençemizle ezeriz. Her yerde biz varız, havada, karada, denizde, Kayseri’de Tayyip Kayseri’de, her zaman ve her yerde, hazır, daima hizmete/cihada hazırız.

https://ok.ru/video/1591383034440

Hepsi çıldırdı. Akılları uçtu. Korkuyorlar. Panik hakim.

Gazamız mübarek olsun. Emirler belli, herkes sonuna kadar gidecek.

Esnaflar mesaiyi bitirip yollara döküldüler. Öyle bir manzara var ki her geçen saaat çığı gibi katlanarak büyüyeceğiz.

Hulusi de orada…
Operasyon için mükemmel zaman ve şartlar…

ÇOK MÜHİM DUYURU

Duyanlar duymayanlara duyursun

Bütün kardeşlerimiz geri çekilsin. Yoldakiler dahi geri dönsün.

Tayyip Erdoğan ve ekibi çoktan geri adım atmışlardı. Harun Çoban yarım saat kadar önce tahliye edildi ama karışık detaylar var, sonra anlatacağım.

Bizden kesin surette, güvenli ve doğrulanmış şekilde haber alamayan çok yüksek sayıda kişi oluştu. Bu duyuruyu duyanlar mutlaka duymayanlara duyursun.

Biz kazandık ama oyunun rengi değişti. Detayları paylaşacağım.

Mücadele devam ediyor. Lakin meydan gizli servislerin sinsi oyunlarına kalıyordu.

Tayyip çoktan pes etti. Alacağı mesajları en net şekilde aldı. Harun’un tahliyesini sağladı. O aşamadan sonra, tahliye ediliyormuş görüntüsü verilirken araya gizli servisler girdi.

.Detayları anlatacağım. Bütün kardeşlerimiz geri dönsün ve provokasyonlara karşı dikkatli olsun.

Harun Çoban’ı alanlara yazıyorum:

Kılına zarar gelirse, teşkilatlarınızı değil, devletlerinizi bile başınıza yıkarız. Bu sözüm de önceki hepsi gibi arkası dolu bir söz…

Şu an itibari ile anlaşılan o ki Harun Çoban yakınlarını kendi iradesi ile aramamış. Onlara “Sorun yok, 28 Mart’ta bırakacaklar” diye kendi hür iradesi ile söylememiş.

Zaten Harun kardeşimiz böyle bir anda böyle bir mesaj için dışarıdan birini arayacak olsa, ailesi ve yakınlarından önce bizi arardı.



Bütün Türkiye olarak Harun Çoban kardeşimizi arıyoruz.

Her hangi bir yerde izini görmüş olanlar, Emniyet’i falan bıraksınlar, doğrudan bizi arasınlar.

“Bu gece iki defa kendimi cennetin ortasında yaşarken gördüm” demişti yiğidimiz…

Endişeliyiz, saha personeli alarmda…

MİT, Ordu istihbarat ve Emniyet istihbarat içindeki bütün vatanseverler alarmda…

Harun Çoban kardeşimizin iki gün önce, yine etrafımdan olan bir kardeşimizle arasında geçen yazışması.

Klavye hataları olmuş
Kurslarımız-Turlarımız olmuş
İstihare-İştişare olmuş

Hz. Üstazımız “Bundan sonrası bizde” buyurdular.

21 Kasım’da yazmış.
Rüyaları hep hak çıkan bir kardeşimiz. Rüyada gökdelen görmek, uğraştığı işte/hizmette/cihatta en son aşamaya gelmek, doruğa varmak anlamına gelir ki orası cennetin ortası olabilir.

Bana az önce ulaşan ama henüz kesinleşmemiş bilgiye göre:

Meral Akşener’in kocası gibi görünüp Türk milleti ve devleti aleyhine her türlü haince ve şeytanca işi çevirenlerden biri olan gizli Yahudi ve Mason Tuncer Akşener devreye girmiş. MİT’in hain kanadı dediğimiz, kendisi gibi gizli Yahudilerden ve ayrıca gizli Ermenilerden ve Masonlardan oluşan kanadı harekete geçirmiş. Harun kardeşimizi onlar almış.

Tekrara gerek yok, Türkiye çoktan bir bağımsızlık harbine girdi ve Harun’a bir şey olursa Türkiye çok karışacak ve içimizdeki İsrail’i sıra sıra ipe dizeceğiz.

Sahada sivil kardeşlerimizden hiç kimse kalmasın. Hiç kimse bir provokasyona alet olmasın.

YİT personeli sahada ve ayrıca Emniyet teşkilatı, ordu ve istihbarat birimleri içinde on binlerce vatan sever kardeşimiz var. Şu an için iş, biz siviller hariç, onların işi oldu.

Devlet sistemi içinde büyük bir mücadele devam ediyor, edecek. Şu dakika itibari ile Türkiye, artık eski Türkiye değil.

Devlet sistemi içinde yetki/makam sahibi olan vatanseverler mücadeleye devam ediyorlar. Onlardan gayri herkes sakin kalsın, hiç sorun yok, bu vatan/devlet bizim.

Ben birkaç kelam edeceğim. Eski takipçiler için tekrar ve hatırlatma olacak ama yeni takipçiler de meseleyi kavramış olacaklar.

Belki de yaklaşık yedi senedir ara ara “Akademi, 2020’lerin Türkiye’sini hazırlıyor. Artık Akademi bütün millete, doğrudan olmasa ve dolaylı yollardan da olsa tesir edebiliyor. Yazdığımız bu kadar sarsıcı gerçekler, herkes tarafından alınıp paylaşılıyor ve sadece birkaç haftada bütün millete yayılabiliyor. Memleketin beyin takımı ise zaten hep Akademi ile yatıp Akademi ile kalkıyor. Bizim asıl hizmetimiz ise 2020’lere doğru başlayacak. 2020’lerin Türkiye’sini de Akademi mezunları yönetecek. 2020’lerin Türkiyesinde siyasi partili sistem olmayacak ve milletimiz partili sistem istemeyecek. İçimizdeki İsrail çökmüş, Atatürkçülük, Kemalizm, Cumhuriyet, Demokrasi, Laiklik gibi uydurma ve batıl değerleri yok olmuş olacak” dedim.

Son aylarda yaşananlar ve hususiyle son bir haftadır yaşananlar, aklı başında ve dürüst karakterli herkese gösterdi ki dediğimiz günlere geliyoruz ve her şey dediğimiz gibi oluyor. Gazamız mübarek olsun. Hep dediğim gibi “Birkaç sene sonra yapılan hizmetler, bu gün yapılanların yanında hiç kalacak. Bu gün bire bin hatta belki milyon sevap/derece veriliyor. Yarın küfür yıkılacak ve bire bir verilecek”

İstanbul’dan yola çıkıp geri dönmekte olan kardeşlerimiz, evlerine varmadan önce hazretimizi de ziyaret edebilirler. Çok güzel karşılayacaktır. Hepsi büyük bir cihat sevabı aldılar.

Yüz binler yollarda idi, hepimiz hassas olalım.

Kendine ve sistemine fazlaca güveniyorsun Tuncer Akşener!

İzleyelim, görelim, bakalım neler olacak, senin beklediğin gibi mi olacak…

YİT, Harun Çoban’ın hala sağ ve Antalya il sınırları içinde olduğunu değerlendiriyor.

Ben günümüzün guguk sistemini anlamam bilmem amaaaa… Artık bu bir istiklal harbi ve Tuncer Akşener ile çevresindeki kriptoların kaldırılmasına İslam hukukunda cevaz var.

Onlar “Hukuk yolu ile yapamadık, hukuksuz surette yapalım” diyorlarsa, bizler de hukuksuz yoldan gidebilir miyiz? Ben hukukçu değilim, kimseyi hiçbir şeye sevk etmiyorum ve buna hukukçularımız karar versin.

Ben şunu bir kez daha kesin dille yazıyorum: İşte manzara bu, biz buyuz, ciddiyetimiz bu kadar. Bu içimizdeki İsrail’e ve onların AKPKK’sine hukuki zeminde en ufak bir hizmeti bile verecek savcı ve hakimler, o imzaları atmadan önce kefenlerini hazırlasınlar.

İçimizdeki İsrail bütün gücü/kadrosu ile ayaklansa, seni elimden alamaz Tuncer!

Harun kardeşime bir zarar gelirse, and olsun ki urganı boynuna geçirip seni Boğaziçi köprüsünden aşağı doğru ellerimle sallandıracağım. Leşini de en az on gün orada bıraktırıp ibret-i alem edeceğim.

Çok geniş kısımları var ama özetle yazayım

Bu gün ABD ve İsrail’in Ankara’daki Büyük Elçiliklerinde de yüksek tansiyon vardı. YİT’in elde edebildiği istihbaratlara göre, çok perişan haldelerdi.

“Bunlar böyle kafa tutabiliyorlarsa, bu postayı koyabiliyorlar ve bu sisteme/güce karşı gelebiliyorlarsa, bizim ilerisi için büyük tedbirler almamız lazım” mealinde konuşmalar vardı aralarında…

Türkiye’deki telefon trafiğini takip etmek istediler. Bu mevzuda telefon üzerinden kimler neler konuşuyor, yakalamak istediler. Yollardaki trafik durumunu her yerden kontrol etmek telaşındaydılar. Çok bölgenin ve çok kimsenin internetinin kesilmesinde de parmakları var. Türk Telekom ve TTNET bunların çiftliği ve yakında oralar da kurtarılacak.

Bütün sistemlerini biliyoruz. Bütün adamlarını isim isim, cisim cisim biliyor ve takip ediyoruz. Biz burada evcilik oyunu oynamıyoruz, vatan müdafaa ediyoruz.

“Başbakanı şikayet etme cesaretine ben sahip miyim, sahibim? Ben ediyorum kardeşim, sen niye korkuyorsun, sen işini yapsana?”

| Harun Çoban

Ya bu memleketin has bir evladı olan Harun Çoban kadar dik durun ya da yarın sabahtan tezi yok hepiniz istifayı çakın. Yoksa inanın bana, herkesten çok bu işin altında sizler kalacaksınız ey hakimler, savcılar.

Kesin bilgi olarak yazıyorum.

Şu ana kadar yaşananların tamamından, muhterem büyüğümüzün ve çevresindeki (münafıklar hariç) gerçek büyük hizmet ehli hocalarımızın/personelimizin hepsinin haberi var.

Her aşamasından haberleri vardı ve hiçbir aşamasına itirazları olmadı. Aksine yetkisi olanlar sahada sebeplere uyarak önümüzü açtılar, çokça yaşlanıp cemaat içinde idari konumda olmasalar da manen yetkili olanlar ise dua ordusunda çok sebeplere uydular.

Hepsi benden, diğer mfs’lerden ve araziye inmeye başlamış kardeşlerimizden çokça razılar. Bir kez daha bizim devletimizi ele geçirmiş ve milletimize posta koyarmış gibi bir manzara oluşursa bir daha aynı şeye kalkışacağımızı biliyorlar ve bu hususta önümü kesmediler, kesmeyecekler.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

(İlk yayın tarihi 02.12.2018 02:47)

Planlar yapıldı, her an her şey olabilir

MİT’in hain kanadının bütün adamlarını, açık kimlik bilgilerinin, nerede hangi pis işe bulaştıklarının, kimlerle bağlantıda olduklarının, Mason olup olmadıklarının, Mason ise hangi locaya kayıtlı olduklarının açıkça yazılı olduğu bir liste halinde topluca ya da peyderpey paylaşabiliriz.

Bunlardan önde gelen ve zor hedef görülen 50 ya da 100 kadarını, süreci başlatmak için önden biz indirir ve leşlerini memleketin her bir yerinde meydandalarda bırakırız. Sonra kalanları da zaten hiç kimse sağ bırakmaz.

Harun Çoban, hiç zarar görmeden en kısa sürede serbest bırakılmazsa, çok ama çok sert karşılıklar vereceğiz.

(İlk yayın tarihi 04.12.2018 00:49)

Vatan haini gizli Yahudi Tuncer Akşener, çaresiz kalıp CIA’dan yardım istedi. CIA da yapa yapa zihin kontrol teknikleri ile saldırı yaptı. Başka bir şey yapamadı, yapamaz da…

Az önce onlar da bizim kim olduğumuzu, neler yapabileceğimizi görmüş bulundular.

Az önce, ikisi kadın beş CIA personelini öldürdük.

Herkesin anlayamayacağı ileri tekniklerle saldırılar yapabilen, astral seyahat denilen ruh ile gezinme tekniklerinde çok usta olan ve zihin gücü ile hedef kişilerin zihinlerine/beyinlerine saldırabilen, sıradışı özeliklere sahip oldukları için bir araya getirilip ekip yapılmış ve üzerimize gönderilmiş olan kişilerdi.

CIA büyük bir şok yaşamış ve Türk’ün gücünü görmüş olmalı.

Harun Çoban’a işkence yapılıyorsa, yapılacaksa, buna karışan/karışacak ve bunun emrini verecek herkesi tek tek tespit edip mümkün olabilecek en ağır işkenceleri yapa yapa öldürüp leşlerini kimseden saklamayıp meydanlara atacağımıza YEMİN EDİYORUZ.

Harun Çoban’ı alanlar üç kişiler. Bunlar, MiT’in hain kanadı ile paslaşan CIA’cılar ve hiçbiri Türk değil. Ankara’daki ABD Büyük Elçiliği ile irtibatlı saha personeli bunlar.

Birinin eşkali şu şekilde:

Kel,
beyaz tenli,
kaşları ince ama siyah değil, açık tonda,
burnu sivri,
gözleri renkli
Üst dudağı ince alt dudağı nispeten daha kalın
kulakları kepçe değil ama büyükçe,
beyaz gömlek siyah takım giyiyor,
kravatı da var
170 cm civarında boyu var
normal kiloda
38 yaşlarında gösteriyor

İkincinin eşkali şu şekilde:

Birinciden biraz daha uzun boylu (yaklaşık 175-178 cm)
siyah saçlı,
hafifçe koyu tenli,
kara kaşlı, siyah gözlü,
yaşı 45-48 arası gösteriyor
normal kiloda,
siyah takım giyiyor, kravatlı, beyaz gömlekli, siyah ayakkabalı,
burnu kemerli (burnun orta kısmı kırılmış ve genişlemiş gibi)
iki kaşının arasındaki kısmın solunda, sol gözüne bakan yanında bir kesik izi gibi iz var

Üçüncünün eşkali şu an için belirlenemedi.

Kayıt dışı araçlar kullanıyorlar. Bu işte kullandıkları araç siyah binek tarzda bir araç ve camları karartılmış. Dışarıdan içerisi görülemiyor. Kesinleştirilmedi ama çok büyük ihtimalle Audi A3 siyah renk bir Sedan ya da ona çok benzeyen bir başka model. Araçta 34 plaka var.

Harun Çoban’ın kılına zarar gelirse, en kısa zamanda sağ teslim alamazsak, bundan sonra bizim ülkemiz Türkiye’de Amerikan Büyük Elçiliği ve konsoloslukları dahi bulunamayacak. Kaşıkçı skandalının ardından bütün dünya bu skandalı da konuşacak.

Çok ciddiyiz ve ayrıca yemin ediyoruz ki bire üç yüz canla karşılık vereceğiz. Ordumuzdan, Emniyetten, İstihbarat birimlerimizden, bürokrasiden onların adamı olan en seçmelerden üç yüzünün leşini bu topraklara gömeceğiz. İşte meydan…

Şu aşağıda yazacaklarım ise metafizik istihbarat tekniklerine dayanıyor. Kesinlik arz etmiyor ama isabet oranının çok yüksek olduğu değerlendirilmeli

Harun Çoban’ı götürdükleri ev, orta halli, eyşalı, kurulu bir ev. Çelik kapısı var. O kapıdan içeri girilince sol tarafta bir oda var. Çelik kapıdan içeri girilip karşıya bakıldığında oturma odası gibi bir oda var. Çelik kapıdan içeri girilip iki üç adım atıldığında sağ tarafta koridor var. O koridora girince sağında tuvalet ve banyo, sol tarafta bir oda daha var. Koridorun bittiği yerde ise mutfak var.

Oturma odası gibi görünen odada Harun Çoban tutuluyor. Odada karşılıklı iki çekyat var. Çekyatlarda krem rengi hakim ama bordo ya da tuğla kırmızısı renginde ince şeritler var. Kahverengi tonlarında olan masa ya da sehpanın altında bordoya yakın bir renkte bir halı var. Odadaki masanın ya da sehpanın üstünde akü gibi şey ya da ona benzer özel bir cihaz var. Harun Çoban’ın kafasının iki yanında elektrotlar var. Bunlar ya elektrikle işkence için ya da zihin kontrol teknikleri için… Harun Çoban’a öldürücü darbe vurulmamış ama çok işkence edilmiş.

Evin çelik kapısının üzerinde numara olarak 6 yazıyor. Yukarıda tarif ettiğim araba kapının önünde duruyor. Bina üç katlı. Harun’un tutulduğu daire 2. katı olmalı. Binanın dış yüzü pembe ya da yavru ağzı renginde duruyor.

Evden dışarı bakınca hemen yanında yol var. Tenha bir yer. Etrafta bir bina varsa, yanında üç binalık daha boş araziler var. Binalardan daha çok boş araziler olan bir yer. Binanın çevresinde küçük, sembolik bir bahçe var. Bahçeyi çevreleyen demir doğrama duvarlar var. Bunlardan hiç beton kullanılmamış. Bu demirlerdeki bahçe kapısından içeri girerken aşağı doğru üç dört basamak var. İleri gidilince de binanın giriş kapısı. Binanın kapısına gelmeden, demirlerin sağ köşesinde bir direk ve lamba var.

Harun Çoban’a beni ve sistemimi sormuşlar

– Kim bu mfs, ekibi, sistemi nasıl bir şey? tarzında sormuşlar ve gülmüş de

– Çok merak ediyorsan yaz internete bul işte, bul adamı sor, herkesi muhatap alıyor. Ben de oradan buldum. tarzında cevaplar vermiş

Harun gerçekten de sistemimi bilmiyor. Konuşmaz ama konuşacak olsa da bir şey bilmiyor.

Şeytan’ın Konseyi’nin yedi üyesinden biri olan Yahudi ve Mason David Bickham bize çok kızmış.

Metafizik tekniklerde kullandıkları ve topluca üstümüze gönderdiklerinde öldürdüğümüz beş kişi ve ayrıca Harun Çoban’ı alan üç kişi CIA üzerinden ona çalışan adamlarmış. Bu gün AKPKK projeleri karşısında devleşmemiz, her ne kadar AKPKK’nin devrilmesine razı olmuş olsalar da belki ucu içimizdeki İsrail’e ve Türkiye’de kurdukları ihanet sistemine de dokunduğundan olsa gerek, David’i ve çevresini çok kızdırmış. Ardından çok özel kabiliyetli beş CIA’cıyı aynı anda öldürmemiz ve ardından Harun Çoban’ı kaçırmak için arazide kullandıkları adamlarını ifşa etmemiz de David’i çok kızdırmış.

Ankebut Operasyonunu başlatığımız ilk haftalarda onları iyice silkeleyip atmıştık ve sonra “Bize vurmasınlar, biz de onlara karışmayalım” moduna geçmişlerdi. Bu duruşlarını da bozmuş görünüyorlar. Yarım saat kadar önce, bu güne kadar bir benzerini daha görmediğimiz çok yüksek vasıfta ve kuvvette bir cini, epeyi zorlanarak öldürdük. Muhtemelen onu da David ya da emrindeki büyücüler gönderdi.

Vakti gelecek, konseylerdeki bu bütün insan şeytanlarını da öldürüp/öldürtüp dünyayı bu pislik şebesinden temizleyeceğiz inşaallah.

Yahudi ve Mason David Bickham

(İlk yayın tarihi 04.12.2018 01:09)

Tayyip “Bırakın” talimatı verdiğinde, kendini aradan çıkartacağını, buna rağmen Harun Çoban’ın gerçek manada bırakılmayacağını, oyunlar döneceğini ve derinlerin işin içine gireceğini biliyordu.

Ben “Herkes geri dönsün, oyun içinde oyunlar döndürülmek isteniyor.” dediğimden sonra bile Tayyip rahatlayamadı. Tayyip dün hayatının en zor günlerinden birini yaşadı. Bir ara müsait olduğunda bir koltuğa oturdu, iki elini bitkin/perişan halde koltuğun iki yanına bıraktı, kafasını koltuğa iyice yaslayıp ve hafif yukarı çevirip uzunca düşündü.

Kim bilir neler neler düşündü ve neler dedi. Belki de “Ucuz atlattık, bu kadarını beklemiyordum, yanlış istihbaratlar verildi bana, az daha sakata geliyordum” demiştir. Belki, TR’ye geri gelemeyince hangi ülkeye sığınacağını da düşünmüştür. İsrail’i istemiştir ama o sembolik devleti de bu Tayyip’i de yöneten konseyler, onu oraya kabul etmezler. Öyle bir çılgınlık yapamazlar, seksen milyonun öfkesine direnemezler.

(İlk yayın tarihi 04.12.2018 13:24)

Ankara çok karışmış. Bakanlar, vekiller, bürokratlar, büyük elçiler, gizli servisler, sahadaki istihbaratçılar, herkes panik olmuş ve sonra iş konseylere gitmiş. Tam bir şer merkezi olan Ankara’daki ABD Büyük Elçiliği ise krize girmiş.

Hepsi birden “AKP yıkılacak o bir yana ama sonrasında bunlar bizi de yıkacaklar. Her şeyi biliyorlar, hepimizi biliyorlar. Ayrıca korkmuyorlar, sistemliler, kafa tutuyorlar. Dedikleri gibi operasyon aşamasına geçerlerse bizi dağıtırlar. Tehditleri, restleri çok sert. Kale almalıyız. Harun Çoban bırakılmalı. AKP yıkılsa da Türkiye’deki sistemimizi tamamen kaybetmemeliyiz” meaalinde Şeytan’ın Konseyi’ne, hususiyle de David Bickham’a haberler göndermişler.

David’in hususi alakası ve Şeytan’ın Konseyi’nin kararı ile Harun Çoban kardeşimiz CIA’cıların elinden sabaha doğru tekrar ceza evine bırakılmış. Lakin tehdit altında, hiç kimse ile hür iradesi ile konuşamıyor. Öldürücü bir darbe almamış ve ağır bir yaralanması da yoktu ama ezmişlerdi. Olabildiğince pansuman yapılmış. Krizi aşmak istediklerinden, bana yakın bir arkadaşımı aramasını sağlamışlar. Konuşmasından çok açık şekilde bitkin, uyuşuk, acılı, karamsar ve tehdit altında olduğu anlaşılıyor. Harun Çoban, kendisine sorulanlar karşısında Harun Çoban’dan beklenecek cevapların hiçbirini de vermiyor.

Gece yaptığım paylaşımlar yerini bulmuş. İyi de olmuş. Bundan sonra bizim devletimiz, içimizdeki İsrail tarafından, onların projesi olan AKPKK tarafından ve CIA ile MOSSAD tarafından bizim aleyhimize kullanılmak istenirse, hep kriz çıkacak ve mağlup olan taraf biz olmayacağız. Kuyunun içindeki kuyunun içindeki kuyu tarzı oyun içinde oyunlar dönüyor. Yer yer, anlatabileceğim kadarını anlatacağım. Herkes teyakkuz halinde kalmalı, Harun Çoban bırakılmadıkça büyük olaylar yaşanacaktır.

Yakınında olanlar bir baksınlar; gizli Ermeni, gizli Hristiyan, gizli Mason, MİT/CIA ortak casusu Devlet Bahçeli’de uçuk çıkmış mı…

Sahadan bana öyle raporlar geliyor ki ben bile gülüyorum, şaşırıyorum. Çok fena olmuşlar, çok fena…

Hele bir Harun serbest kalmasın da o zaman neler görecekler. O işkence izleri geçsin diye üç dört gün daha ceza evinde tutup sonra sağlıklı bir şekilde bırakmak yönünde bir kararları olduğuna inanmak istiyoruz. Aksi varsa, üç dört gün sonra ortalık bu defa tam karışacak

Bu devlet bizim ve bizim kalacak. Hiç kimse bu devleti biz Müslüman Türklerin aleyhine DÖN-DÜ-RE-MEZ

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

(İlk yayın tarihi 04.12.2018 15:07)
 
 BU YAYINIMIZI SOSYAL AĞLARDA PAYLAŞMAYIN, çünkü CIA SANSÜRLEYECEK ve kimse görmeyecek.

Bizi, gerçek sahibi CIA olan Facebook başta olmak üzere, Amerikan sosyal ağlarının ve video kanallarının hiçbirinde sağlıklı/sansürsüz/özgür bir şekilde takip edemezsiniz. Senelerdir sansürleniyoruz ve bunu yüzlerce somut teknik delil ile, ayrıca binlerce kişinin şahitliği ile ispat edebiliyoruz. Buradaki yayınlarımızı/videolarımızı da Amerikan sosyal ağları üzerinden yaymayı başaramazsınız.

BİZİ TELEGRAM GRUBUMUZDAN TAKİP ETMELİSİNİZ

Paylaşımlarımızı anında görüp takip etmenin tek sağlıklı yolu Telegram grubumuza üye olmanızdır. WhatsApp’ın da gerçek sahibi CIA’dır ve Telegram, WhatsApp’ın alternatifi olan bir yazılımdır, bize has ve tarafımızdan üretilen bir yazılım değildir. Dünyada, onlarca devlette yüz milyonlarca kişi tarafından güvenle kullanılır. Güncel paylaşımlarımızdan anında haberdar olmak için www.telegram.org adresinden, kullandığınız cihaza uygun olan bir uygulamasını kurup, şuradaki Telegram kanalımıza takipçi olabilirsiniz: http://www.t.me/AkademiDergisi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s