Ankebut Operasyonu ve Şeytan’ın Konseyi (401)

Harun Çoban kardeşimize, son yaşadıklarını, işkenceleri, CIA’cıları, mekanları unutsun ve ifade veremesin diye ilaç veriyorlar ve ayrıca uzaktan zihin kontrol teknikleri uyguluyorlar

Mehmet Fahri Sertkaya

Ve çok tarihi bir hata yapıyorlar. Sadece canına değil, aklına bir zarar gelmesi halinde de olaylar kontrolden çıkar. Bizim duruşumuz net, bir tek Türk’ün bile burnu kanamayacak, canı yanmayacak. Aksi halde Ankebut Ağı içindeki binlercesinin canını yakacağız. Operasyonel faaliyetlere başlayacağız.

Derhal vazgeçilsin, had bilinsin. Harun bırakılınca, hukuk yoluna gitmeyeceğiz. Hiçbir yerde ifade vermeyecek ve konuşmayacak. Lüzumsuz işlerle uğraşmıyoruz biz. Verdiği yüzlerce şikayet ve suç duyurusu dilekçesi dikkate alınmış mı ki aynı sistem vereceği ifadeleri dikkate alsın. Bizim guguk sistemi ile kaybecek vaktimiz yok. Bunu garanti ediyorum, derhal bırakılsın ve bu tansiyon düşsün.

(Harun Çoban, ceza evi dışında neler döndüğünü, kendisi için nasıl bir mücadele verildiğini bile pek bilmiyor. Konuşmaları, bu kapsamda değerlendirilmeli. Dosya isminde görünen numara, ceza evinin telefon numarası)

Aslında eski ve bütün dünyada bilinen bir teknoloji

Harun kardeşimize uygulanan teknik, an itibari ile belki dünyada on binlerce, belki de yüz binlerce kişiye uygulanıyor.

Bu insanlık dışı sistemin içinde MOSSAD, CIA, NSA kadar NASA da var. Hedef kişinin bir defa beyin dalgaları/frekansları bir şekilde tespit edilebilirse, artık onun için çok zor bir süreç başlıyor.

Bu türlü zihin kontrolü saldırılardan kurtulabilenler çok az oluyor ama maneviyatı güçlü olanlar çıkabiliyor. Bu teknik, kolayca ve defalarca sihir/büyü yapıldığı halde pes etmeyen ve taşıyıp çıkabilen iradesi ve maneviyatı güçlü olan hedef kişilerde tercih ediliyor. Lakin cinlerle yapılan büyülere karşı okunan dualar/ayetler Müslüman kişide bir nevi koruma kalkanı oluşmasına sebep oluyor. Bu kalkan olunca cinler tesir edemediği gibi, zihinden zihine tesir gücüne sahip art niyetli insanlar (medyum denilenler) da tesir edemiyor, uydular ve NASA kullanılarak gönderilen dalgalar da tesir edemiyor. İşte bu yüzden bu haldeki hedef kişilerin yiyip içtiklerine ya da kullandıkları ilaçlara ayrıca bir takım kimyasallar karıştırılıyor.

Yaklaşık on yıldır bu hususlardaki yayınlarımızla Türkiye’de büyük bir alt yapı oluşturmuştuk. Detaylar için “Space Explorer TV zihin kontrolü” yazıp aratabilirsiniz.

Bkz: http://www.spaceexplorer.tv/search/label/Zihin%20kontrol%C3%BC?&max-results=10

“Alanı, insanların zihinleri olan savaş” yarım asırdır dünya üzerinde yoğun şekilde yaşanıyor. Özellikle son otuz sene içindeki pek çok büyük askeri çatışmada/müdahalede taraflardan bazıları bu teknikleri kullandı.

Bu teknikler, körfez savaşı sırasında yoğun şekilde kullanıldı. ABD’nin Irak’ı 2003’de işgali sırasında da kullanıldı. Iraklı bir çiftçi, bir tüfekle koca helikopteri zorunlu inişe mecbur bırakmamıştı. Basında bu şekilde haber yapıldı ama o sıralarda Amerikan helikopterleri riske bile girerek çok alçak uçuş yapıyorlardı. Çünkü o bölgede yaşayan halkı zihin kontrolüne tabi tutan sinyaller yayan cihazlar o helikopterlerde idi. Bu cihazlar ile hedef kişilerin arası ne kadar yakın olursa, tesiri o kadar güçlü oluyordu.

Sonraları Irak’ta, Felluce Sünni Üçgeni denilen alanda, Sünni Müslümanların işgale karşı destansı direnişini kırmak için de zihin kontrol teknikleri kullanıldı. Pikap kasası kadar büyük müzik kolonları bu direniş hattının etrafına getirildi. Dünya basınına “ABD, direnişi kırmak için yüksek sesli müzikle işkence ediyor” şeklinde geçen bu uygulama bir zihin kontrol tekniği idi. Müzik yayını ile aynı anda, işgale bir türlü teslim olmayan o bölge zihin kontrolüne sebep olan dalgalarla vuruluyor ama o bölgedeki Iraklıların şaşkın, agresif, şuuru bulanık hali dikkat çekeceği için bu maske takılıyordu.

An itibari ile Türkiye’deki ceza evlerinde, askeri tesislerde ve çok kalabalık öğrenci toplanan üniversite kampüsleri gibi yerlerde NASA, CIA, NSA, MOSSAD, MİT’in hain kanadı, Mason teşkilatı ve AKPKK ortaklığı ile ve konseylerin en üst yönetiminde zihin kontrol teknikleri test ediliyor. Başarılı olduğu gibi bütün bir Türk milleti üzerinde derhal uygulanacak. Bu kapsamda, hususiyle ceza evleri, bulunmaz fırsat olarak görülüyor.

Ankebut Ağı’na çalışan ve Mason da olan ceza evi müdürleri, kaymakamlar, valiler ve jandarma komutanları organize şekilde kullanılarak ceza evlerindeki TC vatandaşlarına, zihin kontrolüne hiç direnemesinler diye kimyasalllar da veriliyor. İnsanın iradesini zayıflatan ve zihin kontrolüne hazırlayan bu kimyasallar, sularına ve yemeklerine katılarak mahkumlara ya da tutuklulara veriliyor. Şu anda bütün ceza evlerinde ve sürekli olarak verilemese de sadece Türkiye’de bu teknikle saldırıya maruz kalmış yüz binlerce kişi olduğu değerlendirilmeli.

“Dördüncü dünya savaşı, insanların zihinlerinde yaşanabilir. Çok yakın gelecekte, bilgisayarları, tabetleri, telefon cihazlarını koruyan antivirüsler gibi koruyucu sistemler geliştirilip insanların beyinleri/zihinleri korumaya alınmak zorunda kalınabilir” diye, yaklaşık on senedir yazıyorum.

Bu sene Davos’ta toplananlar arasında, AKPKK projesinde etkin olarak kullanılan ve “Tayyip’i Tayyip yapan adam” olarak bilinen CIA casusu, gizli Yahudi ve Mason Cüneyt Zapsu, şaşkınlıktan kendinden geçmiş halde birkaç cümle kurdu. Şaşkınca gülümseyerek “İnanabiliyor musunuz, yakında bir savaş çıkacak ve bu, insanların zihinlerinde yaşanacak. Bilgisayarları koruyan antivirüs uygulamaları benzeri şeylerle insanlar beyinlerini korumaya alacak” diyordu. Biz bunları on hatta yirmi sene önce söyleyince, bizim devletimiz ne yapıyordu?

(İlk yayın tarihi 08.12.2018 18:39)

Az önce, ikisi kadın beş CIA personelini öldürdük.

Herkesin anlayamayacağı ileri tekniklerle saldırılar yapabilen, astral seyahat denilen ruh ile gezinme tekniklerinde çok usta olan ve zihin gücü ile hedef kişilerin zihinlerine/beyinlerine saldırabilen, sıradışı özeliklere sahip oldukları için bir araya getirilip ekip yapılmış ve üzerimize gönderilmiş olan kişilerdi.

CIA büyük bir şok yaşamış ve Türk’ün gücünü görmüş olmalı.

(İlk yayın tarihi 04.12.2018 01:19)

O gece kendileri bize saldırmıştı. Ekibimden birini, yüzlerce kere büyüler yaparak öldürememişlerdi de böyle vasıflı beş insan şeytanını aynı anda üstüne salmışlardı.

Bu gece, Harun Çoban kardeşimize yapılanlara tepki olarak, CIA ve MOSSAD’ın bu gibi tekniklerde kullandığı çok seçme ve çok değerli adamlarından bir kısmını öldürebiliriz. Henüz bu kararımızı kesinleştirmiş değiliz. Geceye daha var. Bakalım mesajlarımızı kale alıyorlar mı…

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

(İlk yayın tarihi 08.12.2018 20:48)

 BU YAYINIMIZI SOSYAL AĞLARDA PAYLAŞMAYIN, çünkü CIA SANSÜRLEYECEK ve kimse görmeyecek.

Bizi, gerçek sahibi CIA olan Facebook başta olmak üzere, Amerikan sosyal ağlarının ve video kanallarının hiçbirinde sağlıklı/sansürsüz/özgür bir şekilde takip edemezsiniz. Senelerdir sansürleniyoruz ve bunu yüzlerce somut teknik delil ile, ayrıca binlerce kişinin şahitliği ile ispat edebiliyoruz. Buradaki yayınlarımızı/videolarımızı da Amerikan sosyal ağları üzerinden yaymayı başaramazsınız.

BİZİ TELEGRAM GRUBUMUZDAN TAKİP ETMELİSİNİZ

Paylaşımlarımızı anında görüp takip etmenin tek sağlıklı yolu Telegram grubumuza üye olmanızdır. WhatsApp’ın da gerçek sahibi CIA’dır ve Telegram, WhatsApp’ın alternatifi olan bir yazılımdır, bize has ve tarafımızdan üretilen bir yazılım değildir. Dünyada, onlarca devlette yüz milyonlarca kişi tarafından güvenle kullanılır. Güncel paylaşımlarımızdan anında haberdar olmak için www.telegram.org adresinden, kullandığınız cihaza uygun olan bir uygulamasını kurup, şuradaki Telegram kanalımıza takipçi olabilirsiniz: http://www.t.me/AkademiDergisi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s