Ankebut Operasyonu ve Şeytan’ın Konseyi (407)

Şehit Tümgeneral Aydoğan Aydın’ı da Ankebut Ağı şehit etti

Mehmet Fahri Sertkaya

Bu kadar vatansever ve gerçekten Müslüman bir Tümgeneralin ordumuz içinde bulunması, Türk/İslam düşmanlarının işine gelmiyordu. Onun duruşu ve mücadelesi, Ankebut Ağı’nın, ordumuz içindeki paralel yönetim sistemine büyük darbe vuruyordu. Ankebut Ağı’nın ordumuzu elinde tutması için şehit Tümgeneral Aydoğan Aydın’ın yok edilmesi gerekiyordu.

Ondan, Tayyip, Numan, Soysuz, Hulusi, Mason teşkilatı, içimizdeki İsrail, konseyler, herkes rahatsızdı. Alçak vatan haini Hulusi Akar ile, şehit edilmesinden kısa süre önce sert tartıştılar. Kibar tonda başlayan atışma, sonradan iyice sertleşti. Aydoğan Paşanın, şehit edilmeden önceki son zamanlarında PKK’nin üzerine ağır yüklenmesi ve Kato dağlarında büyük mağralarını basması, ağır silah ve çokça mühimmatları ile hayatta kalmak için ihtiyaç duydukları malzemeleri toplaması, herkes gibi Hulusi’yi de çıldırtmıştı. “Bu kadar ileri gitmeyelim. Biraz ağırdan alalım” tarzı çıkışlarla Aydoğan Paşaya ayar vermeye kalktı. Baktı ki tesir edemiyor, bu defa da “Askerlerimizin iyiliği için geri durmalıyız” numarası oynadı. Aydoğan Paşa da “Ben askerlerimi de düşünüyorum. Zaten askerlerimin canını, milletimin güvenliğini, vatanı ve devleti korumak için bu operasyonları hızlandırıyorum. Ben acemi bir er değilim, ne yaptığımı biliyorum” dedi.

Hulusi ise “Sen benim emirlerimi uygulamak zorundasın. Bu işi durduracaksın.” dedi. Aydoğan Paşa da “Vatan söz konusu oldu mu, durmuyorum, durmayacağım” mealinde karşı duruş sergiledi.

Aydoğan Paşa, Hulusi’nin hain olduğunu ve ordumuzun komuta kademesinde çokça hainler bulunduğunu zaten biliyordu da o tartışma esnasında Hulusi’nin, ihanetini/hainliğini kesin surette gözler önüne serişini görmüş, yaşamış bulundu.

Sonra da ordumuzun üst komuta kademesinde bulunan ve güvendiği, vatansever bildiği pek çok kişiye, yaşananları mümkün olduğunca anlattı. Hepsini uyardı. “Ordumuzun içinde hainler var. Dikkatli olmalıyız. Herkes elinden geleni yapmalı. Herkes dört gözle etrafını, alt ve üst birimlerdeki kişileri değerlendirmeli. Belirli testler, denemeler yapın, tavırlarını ölçün. Samimiyetlerini, vatanseverliklerini değerlendirin. Asli göreviniz bu hainleri meydana çıkartmaktır. Yoksa ordusu olmayan bir vatan/millet, zaten işgal edilmiştir. Sizlere güveniyorum evlatlarım” dedi ve ekledi “Şüpheli gördüğünüz kişileri takip ettireceksiniz, somut deliller elde etmeye çalışacaksınız.”

Konseylerden onay alarak infaz emrini veren kişi Hulusi Akar’dı. Aslında PKK’li olan ama ordumuzda askerlik yapıyor gösterilen bir hain bu işte kullanıldı. Aydoğan paşanın da içinde bulunduğu helikopter, o bölgeden geçerken, omuzdan atılan bir roket ile bu hain tarafından vuruldu.


Milletimiz sana minnettardır şehit Aydoğan Aydın. And olsun ki katillerini meydanlarda kurduğumuz dar ağaçlarında asacağız.

Tayyip ile Hulusi telefonda görüştü.

Vatan haini Hulusi, Tayyip’e:

– Bu şerefsiz (Aydoğan Aydın paşayı kastediyor) öldü gitti ama hala ölüsü bile işimize taş koyuyor. Karşıma çıkıyor. Hem bu mfs kim, bununla niye uğraşıyoruz? Alıp vursak sıksak ne olur sanki? Meral’le (Akşener) aramızda olan ilişkiyi de herkese duyurdu. Alalım sıkalım bitsin? dedi.
Tayyip de Hulusiye:

– Dur ne yapıyorsun, saçma sapan konuşma. Seni bu konuma biz getirdik. Acele etme, bütün işi berbat edersin. Bizim emirlerimize uymak zorundasın. Yoksa diğerlerinin hali gibi olur senin halin de… Kimisi öldü gitti, kimisi hala ceza evlerinde dayak yiyor, ona göre… dedi.

Aydoğan paşamızın şehit edilmesini isteyen Hulusi Akar, önce Tayyip ile konuştu. Tayyip de konseyle konuştu ve “olur” aldı.

Hulusi’nin konseylerle konuşacak, muhatap olabilecek pozisyonu, kıdemi yok.

Şehit Tümgeneral Aydoğan Aydın’ın varlığı, duruşu, mücadelesi, konseylerin emrinde Türkiye’de misyonerlik ve terör faaliyetlerinden sorumlu olan kişilerden biri olan Rahip Brunson’ı da çok rahatsız ediyordu.

Aydoğan paşa yol aldıkça, Brunson öfke patlamaları yaşıyordu. İlk başlarda, ülkede teröre büyük darbeler vuruluyormuş havası oluşması işlerine geldiği için, ses etmiyorlardı. Bir yerden sonra ise şehit Tümgeneralimizin faaliyetleri canlarını çok sıkıyordu.

Hulusi, Aydoğan paşanın infazını planlarken Brunson ile doğrudan temas kurmadı. Aracı olarak yine Tayyip’i kullandı. Neticede ordumuz içine sızdırdıkları, asker gibi görünen bir PKK’li tecrübeli teröristi seçtiler, kullandılar.

Kabusunuz oldum. Cellatınız olup olmayacağıma siz karar vereceksiniz.

Ben size söylemiştim. “Benim adım mfs, bundan sonra ne dersem kale alacaksınız. Haddi aşmayacaksınız” demiştim.

Geçen de “Bir Türk’ün burnu kanarsa, sizden binininizin kafası alınacak” demiştim.

Ben burada duvara laf mı anlatıyorum?

Çocukça işler de yapmayın, üstüme boşuna birilerini göndermeyin. Büyük çatışma çıkar.

(İlk yayın tarihi 09.12.2018 23:12)

Hulusi kafayı kırmak üzere… Tavırları çok değişti. Sinirli, aksi, moral çökük, yorgun, uykusuz… Her bakanın anında anlayacağı kadar bitik bir halde…

Dün Tayyip ile yaptığı telefon görüşmesini ifşa etmemizden sonra, telefonlardan da çok uzak duruyor. Nerede ise mırıldanmayacak bile, çok ketum kalmaya çabalıyor.

Çok yaklaşık olarak, zihninde şunlar dönüyor olmalı:

– kim ne demiş,

– kim ne yapmış,

– bunlar yayılıyor mu, herkes duyuyor mu

– kim ne yapıyor,

– kim ne bulmuş, somut delilleri var mı

– kim bunlar

– kimlerle görüştüler de bunları nereden biliyorlar

– acaba ne kadar yakınımdalar

– güçleri nereye kadar yeter

– acaba gerçekten yakınımda olup yeri geldiğinde kafama sıkabilecek adamları var mı?

Aydoğan Aydın paşanın nasıl katledildiğini detayları ile anlatmamız, anlattıktan sonra adını andığımız ve suçladığımız kişilerin gık bile diyemeyişi, ordumuz içinde büyük yankılandı.

Ordumuz içindeki kritik konumlardaki/rütbelerdeki YİT personelinin geçtiği son bilgiler, vatanseverlerin ezici çoğunlukta ve güçte olduğunu birkez daha gözler önüne serdi.

Ankebut Ağı’ndaki çözülme, hızlanarak devam ediyor.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

(İlk yayın tarihi 10.12.2018 14:42)


 
 BU YAYINIMIZI SOSYAL AĞLARDA PAYLAŞMAYIN, çünkü CIA SANSÜRLEYECEK ve kimse görmeyecek.

Bizi, gerçek sahibi CIA olan Facebook başta olmak üzere, Amerikan sosyal ağlarının ve video kanallarının hiçbirinde sağlıklı/sansürsüz/özgür bir şekilde takip edemezsiniz. Senelerdir sansürleniyoruz ve bunu yüzlerce somut teknik delil ile, ayrıca binlerce kişinin şahitliği ile ispat edebiliyoruz. Buradaki yayınlarımızı/videolarımızı da Amerikan sosyal ağları üzerinden yaymayı başaramazsınız.

BİZİ TELEGRAM GRUBUMUZDAN TAKİP ETMELİSİNİZ

Paylaşımlarımızı anında görüp takip etmenin tek sağlıklı yolu Telegram grubumuza üye olmanızdır. WhatsApp’ın da gerçek sahibi CIA’dır ve Telegram, WhatsApp’ın alternatifi olan bir yazılımdır, bize has ve tarafımızdan üretilen bir yazılım değildir. Dünyada, onlarca devlette yüz milyonlarca kişi tarafından güvenle kullanılır. Güncel paylaşımlarımızdan anında haberdar olmak için www.telegram.org adresinden, kullandığınız cihaza uygun olan bir uygulamasını kurup, şuradaki Telegram kanalımıza takipçi olabilirsiniz: http://www.t.me/AkademiDergisi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s