Ankebut Operasyonu ve Şeytan’ın Konseyi (370)

Şimdi, ruhunu Şeytan’a satmış bir gizli Yahudi ve Ankebut Ağı’nı yöneten konseylerin de has adamı olan damat Berbat Albayrak’la aramızda geçen konuşmayı özetle yazayım. (Tire işareti ile Berbat’ın cümlelerini yazacağım, + işareti ile benim cümlelerimi… )

Mehmet Fahri Sertkaya

v.a.s.

Bu gün de çok defa aklıma düştü, “söz verdim bir fırsat bulup anlatayım” dedim durdum ama fırsat olmadı.

– O kadar gösteriyoruz size, yaptıklarımızı görüyorsunuz ama yine devam ediyorsunuz yazmaya, olmaz böyle…

+ Biz bunu yapmak zorundayız. Bize bu emri Süleyman Hilmi Tunahan hazretleri verdi. Hemen kabul ettik ve ölüme kadar gidiyoruz. Biz kula kulluk etmiyoruz.

– Öleceksiniz, hepiniz öleceksiniz.

+ Evet hepimiz ölümlüyüz zaten, hepimiz öleceğiz.

– Hepiniz öleceksiniz.

+ Bizim, kalmak gibi bir derdimiz yok. Ne yapacağız bu yalan dünyayı, cennete mi çevireceğiz?

– Çok fazla ileri gidiyorsunuz, çok fazla…

+ Bu bir şey değil, daha ileri gideceğiz, hepsini asacağız biz onların…

– Zaten Tayyip’i alacağız, indireceğiz de … (susuyor)

+ Biliyoruz, bütün planlarınızı biliyoruz. Kayınpederinin ipini bir Süleymanlı çekecek. Teşkilatımız da yanında olacak. Kayınpederine sor, ipini kimin çekeceğini biliyor.

– Benim gibi gerçek bir Yahudi tohu (yarım bırakıp duruyor ve sonra) gerçek bir Yahudiyi asmak sizin harcınız değil

+ Bak söyleyeyim mi? Sıralamada, bir Recep Tayyip Erdoğan, yanında Hulusi Akar, onun yanında Numan Kurtulmuş, onunda yanında? Sen olmak istiyor musun?

– (Gülüyor ve gülmesi devam ederken konuşuyor) Alamazsınız ki beni…

+ Öyle mi? Öyle mi diyorsun?

– Öyle..

+ (Gülerek, hafife alarak konuşuyorum) ifşa etmeye başladım? Yakında piyasaya çıkamayacaksın, resmi temaslarda bile bulunamayacaksın? (Dar ağacında) Yanında Soysuz mu olsun, sen mi olacaksın, karar ver?

– Hı hı hı (tarzında gülüyor ve ekliyor) Göreceğiz…

+ Neyi göreceksin, o hahamlar (Buraya kadar benimle aynı anda konuşuyor ve -Göreceğiz dar ağaçlarını kim- diyor ve sonra susup beni dinliyor ve ben tekrar ediyorum) O hahamlar mı kurtaracak seni? 13’ler Meclisi de değil, daha üstündeki 3 Kabalacıya bile nasıl posta koyduğumuzu görmedin mi?

– (Ben rahatça çayımı karıştırırken o sözümü kesip araya giriyor) Göreceksin, sırf seni astırmak için bu yasayı çıkartacağım

+ (Kafaya alır tarzda gülerek konuşuyorum) Bir nane yapamazsın, komiksin yahu… Hep “Yapacacağım, edeceğim” (Başka bir hünerin yok manasına)… Senin bir kere bir vizyonun yok. Yaratılıştan zayıf karakterlisin sen (Tam bunu duyunca kahkaha atar gibi gülerek, sarsıntısını bastırmaya çalışıyor) Kendin de farkındasın bunun (derken halen gülüyor) Kararlılığın yok, idrak kabiliyetin zayıf, hafızan zayıf… Böyle iki üç tane teknik (büyücülük, cinlerle görüşme, beyinden beyine konuşma ve telkin) öğrettiler diye, adam mı oluyorsun?

– Hı hı hı (Sadece ezilmiş, sarsılmış ama belli etmek istemeyen tarzda gülüp duruyor. Cümle kuramıyor.)

+ Ses tonuna bak, konuşma tarzına bak, mahallenin kopil çocuğusun yahu… Kaç yaşına gelmişsin. Rezaletin bini bir para, bin türlü somut ispatla rezilliklerin meydanda. Power Trans’lar, daha neler neler… (Baskın çıkmaya çabalaması iyice darbe alıyor, söz iyice bende oluyor, gülüşlerle geçiştirme teşebbüsleri dahi iyice azalıyor, ben devam ediyorum.) Petrol kaçakçlığı, BOP’çuluk, zaten hepinizi en çok da BOP’çuluktan asacağız. “BOP’çuluk” diyeceğiz, yeterli olacak. Sustun?

– (Bir iki saniye sessizlik ve ardından iç çekip nefes verirken ezik bir ses tonu ile) Göreceğiz, göreceğiz…

+ O kadar mı? Üç Kabalacı ne oldu üç Kabalacı? Hepinizin son ümidi Yemenli Ramazan, bir tek ona kaldınız, onu da bir iki haftaya öldüreceğiz?

– Sanki bir Ramazan var bizde…

+ Ama en güvendiğiniz bir o kaldı?

– Kaç tane Ramazan var bizde…

+ Yahu kayınpederin bile sağa sola göndermiş adamlarını, yalvar yakar “Ne olursunuz, ne olursunuz, susturun, durdurun bu adamları, bir şey yapın” diye, bilmiyor muyuz sanki?

– Ne anlar ya o ne anlar?

+ Yaaa (Gülüyorum) Sen girsene araya?

– Sadece sonradan içeri (sisteme) girmiş olan adam ama biraz daha oynaması lazım

+ Hayır, hayır… Karşımıza sen geçsene, hamlelerini yapsana, görelim sen ne yapabiliyorsun? (Sözüm bitmeden yine çaresizlikten gülüp savuşturmak istiyor ama devam ediyorum) Gücün bir şeye yetse zaten haftalardır seni ifşa ediyorum, zaten yapabileceğini yaparsın artist?

– Ben seninle uğraşmak istemiyorumki

+ Şimdi ne yapıyorsun?

– Yahu senin gücün bana yeter mi ya?

+ An itibari ile ne yapıyorsun? (“Zaten benimle uğraşıyorsun işte”, manasına diyorum)

– Hı hı (tarzında gülüyor ve hiç konuşamıyor, bir cümle dahi kuramıyor)

+ (Gülüyorum ve ekliyorum) Komiksin lan.. Çapsız! Sana boşuna demiyorum, “fıtratında yok, boşuna zorlama” diye… Yok, yaratılışından verilmemiş, bunu kabullen. (derken de çirkince gülerek bastırmaya çabalıyor) Doğru söylüyorum, düşmanınım ama doğru söylüyorum

– (Çaresiz kalınca, konuştukça batınca hemen mevzuyu değiştiriyor) Sana en çok ne zarar veriyordu? (Diyor ve ekibimden olanlara cin/büyü yolu ile zarar verebileceğini ima ediyor)

+ (Hemen anlıyorum) Çarpılmak mı istiyorsun alemin önünde? Senin de haberini paylaşayım mı? “Karşıma çıktı, onu da çarptık” diyeyim mi?

– Sen de nerede o güç?

+ (Burası teknik bir kısım, nasıl çarpabileceğime dair birkaç cümle kurdum ve yazmıyorum)

– (Cümlelerim henüz bitmeden, benimle aynı anda konuşarak ) Seninle çok büyük hesaplaşacağız da… (deyip susuyor)

+ Ulan artist, elinden geleni ardına koyma!

– (iki saniye sessizlik) Bekle…

+ (Gülerek konuşuyorum) Ne yapacaksın, bir tiyo versene?

+Alayım dosyaları, gidip adliyeye teslim olayım, ister misin? Senin dosyaların koca bir bavulu dolduruyor? (Birkaç saniye sessizlik olunca soruyorum) Evet, nasıl kapatacaksınız? Bir talimatımla, Türkiye’nin yüzlerce adliyesinden aynı anda on binlerce kişi ayrı ayrı şikayetçi olsunlar mı? Her bir adliyenin önünde aynı anda binlerce kişi olsun mu? Bunların hepsi basın ve medya kuruluşlarının önünde de toplansınlar mı? Yerel basın ve medyaya da gitsinler mi? İster misin?

ve, bu cümlelerimi tamamlamayı bile bekleyemedi, hiçbir şey diyemeden görüşmeden ayrıldı.

Berbat Albayrak çok kızmış galiba…

Onun yönlendirmesi ile 15 çok güçlü ve vasıflı cin bir arada üstümüze geldi.

Bunlar da kendilerini çok farklı/güçlü gören Zubula kabilesinin önde gelen cinlerindemiş. Az önce 15’i aynı anda mevta oldular.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

(İlk yayın tarihi 01.12.2018 23:58)
 
 BU YAYINIMIZI SOSYAL AĞLARDA PAYLAŞMAYIN, çünkü CIA SANSÜRLEYECEK ve kimse görmeyecek.

Bizi, gerçek sahibi CIA olan Facebook başta olmak üzere, Amerikan sosyal ağlarının ve video kanallarının hiçbirinde sağlıklı/sansürsüz/özgür bir şekilde takip edemezsiniz. Senelerdir sansürleniyoruz ve bunu yüzlerce somut teknik delil ile, ayrıca binlerce kişinin şahitliği ile ispat edebiliyoruz. Buradaki yayınlarımızı/videolarımızı da Amerikan sosyal ağları üzerinden yaymayı başaramazsınız.

BİZİ TELEGRAM GRUBUMUZDAN TAKİP ETMELİSİNİZ

Paylaşımlarımızı anında görüp takip etmenin tek sağlıklı yolu Telegram grubumuza üye olmanızdır. WhatsApp’ın da gerçek sahibi CIA’dır ve Telegram, WhatsApp’ın alternatifi olan bir yazılımdır, bize has ve tarafımızdan üretilen bir yazılım değildir. Dünyada, onlarca devlette yüz milyonlarca kişi tarafından güvenle kullanılır. Güncel paylaşımlarımızdan anında haberdar olmak için www.telegram.org adresinden, kullandığınız cihaza uygun olan bir uygulamasını kurup, şuradaki Telegram kanalımıza takipçi olabilirsiniz: http://www.t.me/AkademiDergisi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s